YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11084
KARAR NO : 2012/4257
KARAR TARİHİ : 09.04.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hüküm süresi dışında davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, kararın yasal süresi içinde temyiz edilmediği gerekçesi ile temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu ek karar da davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1335 (iken yenileme ile 2009/135179) sayılı Takip dosyasında trafik kaydına 08.06.2010’da haciz konulan … plakalı aracın noterde yapılan 07.04.2008 tarihli sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığını, mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiğini, hacizden yeni haberdar olduklarını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu aracın trafik kaydına haciz konulduğunu, üçüncü kişiye yapılan satışı istihkak davasının doğrudan açılması ile öğrendiklerini ve satıştan sonra iki yıl süre ile tescil işleminin yaptırılmaması nedeni ile davanın açılmasında alacaklı tarafın kusurunun bulunmadığını belirterek satış sözleşmesinin geçerli bulunması halinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın trafik kaydına haciz konulmasından önce üçüncü kişi tarafından noterde yapılan sözleşme ile satın alındığı, alacaklı vekilinin talebi ile 24.03.2011’de haczin kaldırıldığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı alacaklı tarafa yükletilmesine karar verilmiş; hüküm,
ferileri yönünden davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece yüze karşı verilen kararın yasal süresi içinde temyiz edilmediği gerekçesi ile temyiz isteminin reddine karar verilmiş; buna ilişkin ek karar, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl hükme yönelik kısa karar, temyiz yasa yoluna başvuru ile ilgili 1086 sayılı HUMK’nun 388. maddesindeki (6100 sayılı HUMK’nun 297. maddesindeki) unsurları içermediğinden davalı alacaklı vekilinin temyizi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak iddiası davacı üçüncü kişi tarafından doğrudan dava açma yolu ile ileri sürülmüş, davalı alacaklı taraf 22.11.2010‘da dava dilekçesinin tebliği ile bundan haberdar olmuştur. Ne var ki ilk oturumdan ve davacı tarafın delillerinin toplanmasından sonra 24.03.2011’de haczin kaldırılmasını sağlamıştır. 1086 sayılı HUMK’nun 94/2. maddesinin (6100 sayılı HMK’nun 312/2. maddesi) uygulanabilmesi için aranan yasal koşulların tümü gerçekleşmemiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2,75.TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 9.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.