Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/13240 E. 2012/9131 K. 11.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13240
KARAR NO : 2012/9131
KARAR TARİHİ : 11.09.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; Müvekkiline … poliçesi ile sigortalı olan davalıya ait aracın, 03/02/2010 tarihinde yeterli ehliyete sahip bulunmayan dava dışı … idaresinde bulunduğu sırada meydana gelen kazada,…’in yaralanması nedeniyle Sağlık Bakanlığı hesabına 18,85 TL’nin 09/07/2010 tarihinde, … ve …’nun yaralanması nedeniyle Sağlık Bakanlığı hesabına 73,50 TL’nin 29/06/2010 tarihinde ödendiğini, yine … plakalı aracın zarar görmesi nedeniyle … Sigorta AŞ. hesabına 4.171,00 TL ödeme yapıldığını belirterek, toplam 4.264,00 TL tazminatın 09/07/2010 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı katıldığı celsede; aracı dava dışı …’e emanet verdiğini, kazadan bu kişinin sorumlu olduğunu öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; Davanın kabulü ile, 4.264,00 TL toplam tazminatın 09/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı … şirketine … poliçesi ile sigorta ettirilen aracın, yetersiz sürücü belgesi ile kullanıldığı
iddiasına dayalı olup, 3. kişilere ödenen tazminatın bu poliçe genel şartlarının 4/c maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir.
HUMK’nun 275. (HMK 266. Maddesi) ve devamı maddelerine göre, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkemece uzman bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulması zorunludur. Trafik kazalarında tarafların kusur oranlarının tespiti ve hasar bedelinin hesaplanması uzmanlığı gerektiren konulardandır.
Somut olayda, tarafların kusur oranlarının ve hak sahiplerine ödenmesi gereken gerçek zarar miktarının tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın hüküm kurulmuştur. Bu durumda, Mahkemece; uzman bilirkişiden, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine
, 11.09.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.