YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9261
KARAR NO : 2011/257
KARAR TARİHİ : 20.01.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın trafik kazası sonucu hasarlandığını belirtip, İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu kasko sigorta poliçesinde rent a car özel şartı bulunduğunu açıklayarak hasar tutarının tahsili için yaptıkları icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kasko poliçesinde aracın kullanım şeklinin hususi olarak bildirildiğini ve sigorta primlerinin bu beyana göre düzenlendiği halde aracın rent a car olarak kullanıldığı ve kiraya verildiğini, bu nedenlerden dolayı hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığını bildirip, faize ve icra inkar tazminatı istemine itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüyle, davalının … 31. İcra Müdürlüğünün 2008 /12890 esas sayılı icra takip dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, icra takibinin 4.982,00 TL asıl alacak, 1.009,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.882,08 TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatınin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, poliçenin rent-… özel şartının içermesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2.Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kasko sigortası, bir meblağ sigortası olmayıp, gerçek zararı karşılamaya yönelik bir sigorta türü olduğu dikkate alındığında, tazminatın da önceden belirlenebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımadığı kuşkusuzdur. İİK’nun 67. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için borçlunun itiraz ettiği alacağın likid bir alacak olması gerekir. O halde, somut olayda icra takibine konu alacak yargılama sonucu belirleneceğinden likid kabul edilemez. Bu durumda mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasındaki “Asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine “ Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine “ ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 202,00.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 20.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.