YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14951
KARAR NO : 2012/13107
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 27.11.2012 Salı günü davacı … vekili Av. … geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; Davalılardan …’in sevk ve idaresindeki araçla müvekkilinin kullandığı motosiklete arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını belirterek, 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza, 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … AŞ. ve … Sigorta AŞ. vekilleri; Kusurun ve zararın tespiti gerektiğini, müvekkillerinin sorumluluğunun sigorta limitleri dahilinde olduğunu, davadan önce müvekkillerine başvuru yapılmadığından temerrüt oluşmadığını, sigortacının manevi zarardan sorumlu tutulamayacağını öne sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı … ve …, kazada kusurlarının bulunmadığını öne sürerek, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece; kazada davacının tam kusurlu olduğu, hiç kimsenin kendi kusurundan istifade edemeyeceği ve ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle araç sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yönelik maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece kusurun tespiti yönünden 20.10.2009, 15.01.2010 ve 13.09.2010 tarihli üç ayrı rapor alınmıştır. 20.10.2009 tarihli raporda, …plakalı araç sürücüsü …’nin %50, davacı …’ın %50 oranında kusurlu oldukları, davalı …’nin ise önünde kaza yapıp duran …’nin aracına arkadan çarpmak suretiyle maddi hasara sebebiyet verdiği ancak davacının yaralanması olayı ile ilgisinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Trafik polisi bilirkişi tarafından düzenlenen 15.01.2010 ve ATK. Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 13.09.2010 tarihli raporlarda da, davalı …’nin önünde seyreden kamyonetin motosiklete çarpmasını müteakip aniden fren yapması üzerine duramayarak önündeki kamyonete arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı kazaya karıştığı ancak davacının yaralanması olayında bir etkenliğinin olmadığı, bu nedenle olayda kusurunun bulunmadığı, davacı ile davalı … açısından olasılıklı değerlendirme yapılarak, davalı …’nin kamyoneti ile motosiklete arkadan çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğinin kabulü halinde davalı …’nin tamamen kusurlu, davacı …’ın kusursuz olduğu, davacı …’ın motosiklet ile seyir halinde iken hakimiyetini kaybederek arkasından gelen aracın hareket alanı içerisine düşmesi neticesinde kazanın meydana geldiğinin kabulü halinde ise, davacı …’ın tamamen kusurlu, davalı …’nin kusursuz olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkemece, davacının kazadan sonra şuurunun yerinde olduğu halde verdiği, plakasını alamadığı kırmızı renkli bir aracın kendisinin kullandığı motosikletin tekerleğine hafiften çarpması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve motosikletten düştüğü yönündeki ifadesine itibar edilerek, kazada davalı … kusursuz, davacı tam kusurlu kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, somut olayda, kusur durumu kesin olarak tespit edilmeksizin karar verilmiş olması isabetli değildir. Bu durumda, davacı ve davalıların soruşturma aşamasında verdikleri ifadeler de değerlendirilerek, … Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Trafik Heyeti gibi kurumlardan
seçilecek bilirkişi kurulundan kusurun tespiti yönünden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, usul ilkelerine aykırı biçimde eksik inceleme ile yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900.00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27.11.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.