Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11201 E. 2012/12757 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11201
KARAR NO : 2012/12757
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, davalının trafik sigortacısı olduğu dava dışı diğer bir aracın karışmış olduğu trafik kazası sonucu hasarlandığını belirtip, hasarın yetkili servis tarafından giderildiğini, bu onarım nedeniyle yetkili servis tarafından müvekkil şirket aleyhine yapılan icra takibi üzerine onarım giderinin servise ödendiğini bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.593,00 TL’nin 03.04.2009 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte gerek müvekkil şirkete ait aracın kasko sigortasını tanzim etmesi ve gerekse davaya konu kazaya karışan diğer aracın trafik sigorta poliçesini tanzim etmesi nedeniyle davalı şirketten tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … şirketi vekili, zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre Türk Ticaret Kanunu’nun 1268. maddesi ve Kasko Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının C.8 maddeleri gereğince olay tarihi olan 19/11/2007 tarihinden dava tarihi olan 12.04.2010 tarihine kadar iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı … şirketinin aynı zamanda davacı şirkete ait aracın kasko sigortacısı olmasına, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan davalarda ceza zamanaşımı süresinin uygulanmamasına, olay tarihinde dava tarihine kadar kasko sigorta poliçesine yönelik taleple ilgili 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat isteme ilişkindir.
Davalı … şirketi davacıya ait aracın kasko sigortasını tanzim ettiği gibi aynı zamanda davaya konu kazaya karışan diğer aracın trafik sigorta poliçesini de tanzim etmiştir Davacı vekili hem kasko sigorta poliçesine hem de trafik sigorta poliçesine dayanarak müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davaya konu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası 19.11.2007 tarihinde meydana gelmiştir. Kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan davalarda ceza zamanaşımı süresi TTK.1268.maddesi uyarınca uzamış ceza zamanaşımı uygulanmaz. Ancak, zorunlu mali sorumluluk sigortası şirketi aleyhine açılan davalarda, ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerekmektedir. Zira bu yöndeki düzenleme 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109. maddesinde de “motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Somut olayda, trafik kazası sonucu araç hasar gördüğü gibi araçta kişi de yaralanmıştır. Olay, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, (5 yıllık süre) maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı belirtilmiştir. (HGK. 10.10.2001 gün 2001/19-652 E.2001/705 K Sayılı Kararı)
Dava konusu kazanın yaralamalı olması nedeniyle kaza tarihinden 15.04.2010 tarihine kadar ceza zamanaşımı süresinin dolmamış bulunmasına göre davalı … şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi yönünden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek tarafların olaydaki kusur durumları ve davacı aracında meydana gelen gerçek zarar miktarının tesbiti hususlarında bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre
karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.