Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/14774 E. 2012/13394 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14774
KARAR NO : 2012/13394
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı (3.kişi), davalı alacaklı tarafından borçlular aleyhine … 19.İcra Müdürlüğünün 2009/12050 sayılı dosyasından yürütülen takipte uygulanan 04.3.2010 tarihli haciz işleminde, borçlular ile ilgisi bulunmayan ve kendisine ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; mahcuzların borçlular ile ilgisi ispat edilemediğinden davanın kabulü ile tüm menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, verilen karar dosyada mevcut delillere uygun düşmemektedir.
Dava konusu 04.3.2010 tarihli haciz işlemi,davacı 3.kişi adına kayıtlı görünen adreste yapılmıştır. Ancak, takip borçlusu Aysel Ildır davacı 3.kişinin annesi olup, diğer takip borçlusu … Ildır’ da kardeşidir. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, takip borçlusu … başka adreste ticari faaliyette bulunmakta iken 03.9.2009 tarihi itibariyle ticareti terk etmiş, akabinde 05.9.2009 tarihinde davacı
3.kişi başka adreste borçlu annesi ile aynı konuda ve aynı ünvanı (…) kullanarak ticari faaliyete başlamıştır. Öte yandan, takip dayanağı kira sözleşmesi ile davacı 3.kişinin işe başladığı yere ilişkin kira sözleşmesi incelendiğinde aynı amaçlı olarak (showroom) kiraladıkları görülmektedir. Dosya içinde sureti bulunan belgeye göre borçlunun daha önce faaliyet gösterdiği adrese ilişkin fiyat teklif formunda davacı 3.kişinin adının yer aldığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi ile borçlunun birlikte ticari faaliyet yaptıkları açıktır. Bu durumda, İİK.nun 97/a maddesinin birinci fıkrasının 2.cümlesi gereğince, haczedilen mahcuzları borçlu ile 3.kişinin birlikte elde bulundurdukları ve İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerektiği kabul edilmelidir. Davacının sunduğu ve borcun doğumundan sonraki tarihlere ilişkin olup her zaman düzenlenmesi mümkün vergi kaydı, adi nitelikli kira sözleşmesi, fatura vs. gibi belgelerle yasal mülkiyet karinesinin aksinin ispat edildiğinden söz edilemez.
O halde, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, borçlu ve 3.kişi tarafından alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemler yapıldığının kabulü ile davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 3.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.