YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1461
KARAR NO : 2012/12433
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu, davalılardan… Sigorta ve Aracılık Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. ve … Sigorta Acenteliği Ltd. Şti. aracılığı ile diğer davalı ….’ye kasko sigortası ile sigortalanmış aracın tek taraflı kaza sonucu hasarlanarak pert olduğunu, hasar bedelinin kasko poliçesi ilk taksidinin hasar tarihinde ödenmediği gerekçesiyle ödenmekten kaçınıldığını belirterek 13.650,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 15.03.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile de kazalı halde bekletilen araç için ödenen motorlu taşıtlar vergisi ve zorunlu trafik sigortası primi toplamı 765,00 TL’nin ıslah dilekçesinin davalılara tebliği tarihinde itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiştir.
Davalı … AŞ. vekili, hasar tarihinden önce kasko sigorta poliçesinin peşinatının ödenmemesi nedeniyle kasko sigortasının yürürlüğe girmediğini belirtip hasar miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … Sigorta Acenteliği Ltd. Şti. ve … Sigorta ve Aracılık Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti., cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 13.650,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı …. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme kararının gerekçesinde, “…kasko sigorta poliçesine dayalı olarak temerrüt tarihinden itibaren davalılar aleyhine yasal faize hükmedilmesi gerektiği” belirtilmiş; hüküm fıkrasında ise davalılar aleyhine faize hükmedilmemiştir. Bu hal, HUMK.’nun 388. ve 389. maddelerine aykırılık teşkil ettiğinden 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ve davacıya geri verilmesine 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.