Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/6387 E. 2012/12831 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6387
KARAR NO : 2012/12831
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 20.3.2012 Salı günü davalı vekili Avukat … geldi. Davacı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıya ait aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, aracın alkollü olarak kullanılarak çarpması sonucu … isimli şahsın öldüğünü ve müvekkilince ölen şahsın mirasçılarına 34.731 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenen 34.731 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin kayıt maliki olmakla beraber, aracın işleteni olmadığını, aracı kazadan önce haricen üçüncü bir şahsa sattığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, aracın kaza tarihinden önce davalı tarafından haricen üçüncü bir kişiye satıldığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 2009/2072 Esas, 2009/4282 Karar
Sayılı, 15.06.2009 tarihli kararıyla “davalının aracın kayıt maliki ve sigortalısı olup, 2918 Sayılı Yasanın 20/d maddesi uyarınca trafikte kayıtlı motorlu araçların noterlerce yapılmayan her türlü satış ve devrinin geçersiz olduğu, bu nedenle işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesiyle 34.731 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 3. bendinde yer alan “AAÜ Tarifesi gereğince davalı vekili için takdir edilen 1.100,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” tümcesinin hükümden çıkarılarak, yerine ” Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.040,41 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” tümcesinin eklenmesine ve
hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA
ve 900.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 2,75 TL kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.