Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/8285 E. 2012/2365 K. 29.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8285
KARAR NO : 2012/2365
KARAR TARİHİ : 29.02.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait aracın, davalılardan …’in maliki, … Genel Sigorta A.Ş.’nin trafik sigortalısı aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirtip, hasara ilişkin tazminatın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davaya konu trafik kazasının kim tarafından yapıldığı, kusurun kimde olduğu ve hasar miktarının bilinmemekte olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir..
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre dava konusu kaza ile ilgili trafik kaza tutanağı düzenlenmediği, taraflara delillerini bildirmesi için verilen kesin mehil içerisinde herhangi bir delil bildirilmediği, cezayı gerektirecek fikirler hakkında yemin teklif edilemeyeceği, davacı tarafça kazanın olduğu, davalı tarafın kazaya karıştığı ve kusurlarla ilgili hiçbir olayın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, trafik kazasından kaynaklanan ve itirazın iptali şeklinde açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın müvekkiline ait araca çarparak hasarladığını, müvekkiline ait aracın dava dışı sürücüsü … ile davalı … arasında yaşanan diyalog sonrası davalının bütün zararı kendisinin karşılayacağını belirtmesi ve aynı meslek grubundan olmaları sebebiyle güven duygusuna dayanılarak kaza tespit tutanağı düzenlenmediğini, ancak davalının zararı karşılamadığını, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/248 Değişik İş sayılı dosyasında müvekkilinin aracında meydana gelen hasar miktarının bilirkişi marifetiyle tespit edildiğini ve aracın fotoğraflarının çekildiğini, davalılar hakkında …. İcra Müdürlüğünün 2010/10248 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, icra takibi ekinde davalının ehliyet ve araç ruhsatının fotokopisinin eklendiğini, bunların kaza sonrası müvekkiline verildiğini, daha önce müvekkili ile tanışıklıkları ve aralarında husumet bulunmayan davalı hakkında böyle bir isnatta bulunmanın ve davalının ehliyeti ve ruhsatının müvekkilinde olmasının başka bir açıklaması olmadığını, aksinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu ileri sürerek davalı tarafın 2136, 60 TL asıl alacak ve ferileri yönünden aleyhlerinde yapılan takibe itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş delil listesinde icra dosyasındaki belgeler, faturalar, tespit dosyası, keşif, tanık ve yemin delillerine dayanmıştır. Taraflar tanık bildirmemişlerdir. Davalı … tespit dosyasına sunduğu 22.7.2010 tarihli itiraz dilekçesinde olayı inkar etmemiş bilakis kazanın Gaziantep’te meydana geldiğini, kusuru ve hasar miktarını kabul etmediğini belirtmiştir. Yine ödeme emrine itiraz dilekçesinde de böyle bir olay olmadığını savunmamış borca itirazda bulunmuştur. Davaya cevap dilekçesinde ise kazanın kim tarafından yapıldığı, kusurun kimde olduğu ve hasar miktarının bilinmediğini bu konuların incelenmesi gerektiğini
savunmuştur. Kendisine ait ehliyet ile ruhsat örneğinin hangi sebeple davacıda olduğu hususunda araştırılmamıştır. Dava konusu kaza maddi hasarlı olup cezayı gerektiren fiillerden değildir ve Ceza Hukuku açısından eylem suç teşkil etmemektedir. Bu nedenle gerektiğinde yemin deliline de müracaat edilmelidir.
Bu durumda mahkemece öncelikle davalıya ait ehliyet ve ruhsat örneğinin davacıda bulunma sebebinin davalı tarafından açıklanması daha sonra …Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan araçlar üzerinde inceleme yaptırılarak araçların hasarlı kısımlarının çarpma noktalarının, oluş şeklinin araştırılması, davacı aracındaki hasarın iddia edildiği biçimde gerçekleşip gerçekleşmediği, bu şekilde gerçekleşmişse davacı aracında oluşan gerçek zarar miktarının tespiti hususlarında iddia, savunma, icra takip dosyası, tespit dosyası, fotoğraflar, tesbit bilirkişi raporu, faturalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınması, bu incelemeden sonuç alınamaması halinde gerektiğinde yemin deliline başvurulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.