YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9142
KARAR NO : 2011/382
KARAR TARİHİ : 25.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 25.1.2011 Salı günü taraflardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacıların murisine ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın alışveriş merkezi otoparkında park halinde bulunduğu sırada çalındığını, araç bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 27.600 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının aracın çalındığını ispat edemediğini, aracın olay sırasında davacının elinde bulunmadığını, olay tarihinden bir hafta önce aracın yedek anahtarlarının çalındığını,davacının bu süre içinde hiçbir önlem almadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre davacıya ait aracın çalınması üzerine resmi başvuru yapıldığından rizikonun gerçekleştiğinin sabit olduğu, rizikonun gerçekleşmediğini ispat yükünün davalı … şirketinde olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 23.500 TL tazminatın 12.4.2006 olay tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davalı şirketin poliçeden kaynaklanan zararı ödeme yükümlülüğü kasko sigortası genel şartlarının B.3.3.3.2. maddesine göre sigorta şirketi çalınan aracın bulunması için ilgili makamlarca yapılacak araştırmalar 30
gün içinde sonuç vermediği takdirde sigortalı durumu ilgili makamlara başvurduğunu belgelemek suretiyle sigortacıya bildirir. Sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bu tarihte doğmuş olur. Bu hale göre 12.4.2006 olay tarihinden otuz gün sonrası olan 13.5.2006 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken olay tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru değil bozma nedeni ise de yanılışlığın düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmesi uygun görülmüştür.
SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,2 nolu bente açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının birinci bendine “12.4.2006 tarihinden” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “13.5.2006 tarihinden itibaren” ibaresinin yazılarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 1.028,75 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 25.1.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.