Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9733 E. 2012/9331 K. 13.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9733
KARAR NO : 2012/9331
KARAR TARİHİ : 13.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait servis otobüsüne, davalının işleteni olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkiline ait otobüsün 81 günde tamir edildiğini, bu esnada müvekkilinin taahhüt ettiği servis işini başka nakliyecelere yaptırtığını ve bu kişilere toplam 8.656,48 TL ödemek zorunda kaldığını, ayrıca otobüsün kaza sonrası 10.000 TL’lik değer kaybına uğradığını bildirerek toplam 18.656,48 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait araçtaki hasarın tamirinin 81 gün sürmesinin mümkün olmadığını, bu kadar uzun sürmüşse sorumlusunun servis olduğunu, zararın servisten talep edilmesi gerektiğini, hasar gören parçaların orjinalleri ile değiştirilmesi nedeniyle araçta değer kaybı yaşanmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 10.976 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kaza sonrası araçta meydana gelen değer kaybı belirlenirken, aracın kaza tarihi itibariyle 2. el rayiç değeri, araçtaki hasar miktarı ve hasarlı kısımların niteliği dikkate alınmalıdır. Oysa, hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının 8.000 TL olduğu bildirilmiş ise de anılan hususlar da açıklık taşımayıp denetime elverişli değildir. Yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doğru değildir.
3-Davacı, aracın kaza sonrası 81 gün süreyle tamir işleri için serviste beklediğini belirterek bu sürede aracı kullanamaması nedeniyle başka nakliyecilere ödediği bedeli davalıdan talep etmiş, bilirkişi raporunda ise tamir süresi 81 gün olarak kabul edilerek davacının zararının tespiti yoluna gidilmiştir. Bu durumda mahkemece, aracın kaza sonrası hasar durumuna göre makul tamir süresinin belirlenmesi ve bu sürenin esas alınarak davacının taahhütte bulunduğu servis işini başka nakliyecilere yaptırması nedeniyle ne kadar zararının olduğunun tespit edilmesi için ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.