Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/4279 E. 2012/11010 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4279
KARAR NO : 2012/11010
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalının işleteni müvekkilinin trafik sigortacısı olduğu aracın ehliyetsiz sürücü idaresinde iken meydana gelen trafik kazasında, davacı tarafından yaralanan kişi için işgücü kaybı tazminatı ödendiğini, davalıya rücu haklarının bulunduğunu ileri sürerek, 18.068,00 TL.nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın müvekkilinden habersiz alındığını, kusuru bulunmadığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile 18.068,00 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı sigortacının üçüncü kişiye ödediği tazminatı ehliyetsizlik sebebine dayanarak davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, dava dışı …’ün trafik kazası sonucu yaralanması nedeni ile daimi maluliyete uğradığı ve kendisine tazminat ödendiği ileri sürülmüş, mahkemece Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesinden Sakatlar Derneği’ne kayıt olmak için alınan 25.8.2005 tarihli Sağlık Kurulu Raporuna itibar edilerek maddi tazminata hükmedilmiştir. Bu raporun hangi tüzük esas alınarak düzenlendiği belli olmadığı
../…

– 2 –
2012/4279
2012/11010
gibi, raporda meslek grubu ve arıza ağırlık ölçüsü gibi çalışma gücü kayıp oranının tespitinde etkili unsurlar gösterilmemiştir. Oysa, daimi maluliyete ilişkin alınacak raporun, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
O halde, mahkemece, sağlık kuruluşlarından yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, davacının maluliyet durumuna ilişkin tüzüğe uygun yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz sağlık kurulu raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.