YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13728
KARAR NO : 2012/13118
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını ve hasar bedelinin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalı … Ltd. Şti. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı yönünden ise davanın kısmen kabulü ile, öncelikle rehin alacağı ödenmek koşulu ile …. İcra Müdürlüğünün 09/43790 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 15.495 TL yönünden iptaline ve 15.000 TL asıl alacak için takip tarihinden yasal faiz işletilmesine, inkar tazminatı isteminin uyuşmazlığın yargılamayı gerektiriyor olması nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosyada mevcut ruhsat kaydına göre davacıya ait… plakalı araç üzerinde … Tüketici Finansmanı ve Kart Hizmetleri AŞ.nin rehin hakkı mevcut olup, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879.maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafatının alınması gerekmektedir.
Dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı … Tüketici Finansmanı ve Kart Hizmetleri AŞ. 13.7.2010 tarihli yazısı ile, tazminatın “rehin haklarının saklı kalması kaydı ile” şartlı muvafakat vermiştir. Sigortalı araç üzerinde dain ve mürtehinin de menfaati bulunduğundan hasar tazminatını talep etmeye hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle sigortalının talep ettiği tazminat dain ve mürtehinin muvafakati olmadan ödenemez. Ancak, dain mürtehin olan banka, ödemenin kendisine yapılması karşılığında davaya muvafakat edeceğini belirtmiş olup bu beyan davaya açıkça muvafakat olarak kabul edilemez.
Bu durumda, mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı … şirketine geri verilmesine 27.11. 2012 günü üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta, davacının sigorta ettireni, davalı …’nin de kasko sigortacısı olduğu 34 TG 0008 plaka sayılı Yamaha motosikletin 16.6.2009 tarihinde geçirdiği kaza sonucu hasar bedeli 23.163,76 TL alacağın tahsili istemi ile yapılan icra takibine vaki itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmış,
Davalı … vekili savunmalarında, araç üzerinde… Tüketici Finansman ve Kart Hizmetleri AŞ’nin rehin alacaklısı olduğu, davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiği vs. nedeni ile davanın reddi talep edilmiş,
Yargılama sırasında … Tüketici Finansman AŞ tarafından 13.7.2010 günlü cevabı yazı ile bu tarih itibariyle alacaklarının 9.801,25 TL olduğu, rehin hakkı saklı kalmak kaydıyla açılan davaya muvafakat ettikleri bildirilmiş,
Yargılama sonucunda mahkemece “davalı … yönünden alınacak bedelin öncelikle dava konusu aracın üzerinde rehin hakkı olan Koç Tüketici Finansman AŞ’nin borcu ödenmek şart ve koşulu ile kısmen kabulüne, davalı ….İcra Müdürlüğü’nün 2009/43790 esas sayılı icra dosyasına vaki itirazın 15.495,00 TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacak 15.000,00 TL’nın takip tarihinden itibaren yıllık %19’luk oranının geçmemek üzere değişen oranlarda yasal faiz yürütülmek suretiyle işbu davalı yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine” karar verilmiş,
Kararın taraf vekillerince temyizi üzerine sayın çoğunluğun “…Dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı … Tüketici Finansmanı ve Kart Hizmetleri AŞ. 13.7.2010 tarihli yazısı ile, tazminatın “rehin haklarının saklı kalması kaydı ile” şartlı muvafakat vermiştir. Sigortalı araç üzerinde dain ve mürtehinin de menfaati bulunduğundan hasar tazminatını talep etmeye hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle sigortalının talep ettiği tazminat dain ve mürtehinin muvafakati olmadan ödenemez. Ancak, dain mürtehin olan banka, ödemenin kendisine yapılması karşılığında davaya muvafakat edeceğini belirtmiş olup bu beyan davaya açıkça muvafakat olarak kabul edilemez. Bu durumda, mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” Görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmak mümkün değildir.
4721 Sayılı TMK’nun Taşınır Rehni Başlıklı 940/2 maddesinde “gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde zilyetlik devredilmeden de taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabileceği, rehin kurulmasına ilişkin diğer hususların tüzükle belirleneceği”,
Yine Aynı Yasanın taşınmaz rehni bölümünde yer alan Sigorta Tazminatı Üzerindeki Hak Başlıklı 879.maddesinde “muaccel olan sigorta tazminatının malike ancak bütün rehinli alacaklıların rızası ile ödenebileceği..”,
Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK 1269 maddesinde “bir malı muayyen rizikolara karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malikin, malikin adi veya rehin alacaklısının, malın muhafazasından dolayı malikine karşı meshul olan acente, kiracı, komisyoncu ve diğer kimselerin malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların kanuni temsilcilerinin bu menfaati sigorta ettirebilecekleri”,
Mülga TTK 1270 maddesinde “bir kimsenin diğer bir kimsenin nam ve hesabına dahi sigorta akdedebileceği, şu kadar ki o kimsenin nam ve hesabına hareket ettiği kimseyi temsile selahiyetli değilse sigorta priminden dolayı bizzat mesul olacağı..”,
Temyiz inceleme tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK 1456 maddesinde de “1-Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki malike ait menfeat sigortalandığı takdirde kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkının sigorta tazminatı üzerinde de devam edeceği, 2-Sigortacıya mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça sigortacının sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemeyeceği, ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek bulunmadığı..” hükmünü taşımaktadır.
Uyuşmazlıkta dava dışı … Tüketici Finansman AŞ tarafından … plakalı araç için davacıya kullandırılan kredi nedeniyle araç sicil kaydı üzerinde adı geçen şirket lehine rehin hakkı tesis edilmiş,
Araç davacı zilyetliğinde iken geçirdiği trafik kazası sonucu pert olmuş,
… Tüketici Finansman AŞ tarafından rehin borçlusunun 13.7.2010 tarihi itibariyle 9.801,25 TL borcunun bulunduğu rehin hakkı saklı kalmak şartıyla davaya muvafakat edildiği bildirilmiştir.
Dava dışı rehin alacaklısının davaya muvafakatı şarta bağlı tutulduğundan muvafakat geçersiz olup rehin alacaklısı tarafından davaya muvafakat edilmediği ve rehin hakkının devam ettiğinin kabulü gerekmektedir.
Gerek Yüksek ….Hukuk Dairesi’nin ve gerekse Dairemizin istikrar kazanan kararlarında rehin alacaklısının davaya muvafakat etmemesi veya rehin alacağının ödenmemesi hali dava ön şartı olarak değerlendirilerek bu halde davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerektiği kabul edilmekte ise de tarafımızca bu görüşe itibar edilmemektedir.
Zira 4721 Sayılı TMK 940/2 maddesine dayanılarak tesis edilen ve sicile kaydedilen menkul rehninde kıyasen uygulanması gereken TMK 879.maddesi ve temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK 1456/1,2 maddesinde de açıkça öngörüldüğü üzere rehin alacaklısının muvafakatının bulunmaması sadece sigorta tazminatının sigorta ettirene ödenmesine engel teşkil etmektedir. Sigorta ilişkisinin tarafı bulunan, sigortalı aracı hasarlanan davacının Kasko Poliçesi Genel Şartları kapsımında aracındaki hasar bedelini talep etmesinde, sadece ödemeye ilişkin anılan yasa hükümlerini dava önşartı olarak değerlendirilmesi, davacınında rehin alacaklısının da hakkına kavuşmasını engelleyici davalı … şirketini haksız zenginleştirici bir sonuç doğurduğu gibi anılan yasa hükümlerine de açıkça aykırılık teşkil etmektedir.
Bu durumda, dava dışı Koç Tüketici Finansman AŞ’nin rehin alacağı nedeniyle davalı … şirketinin sigorta bedelini davacı sigortalıya ödemesi sırasında öncelikle rehin alacağını ödemesi varsa artan kısmın ise sigortalıya ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan gerekçeye ve TMK 879 ve 6102 Sayılı TTK 1456/1,2 maddesine uygun yerel mahkeme kararının onanması gerekirken bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.