Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10787 E. 2011/2606 K. 23.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10787
KARAR NO : 2011/2606
KARAR TARİHİ : 23.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … ile Rıdvan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 5.500 TL.nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda 19.025,20 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile, toplam 19.025,20 TL maddi tazminatın 13.525,25 TL.sinin ıslah tarihi olan 24.11.2008 tarihinden itibaren, bakiye 5.500 TL sinin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak ve 5.500 TL si dava tarihinden itibaren 13.525,25TL si ıslah tarihinden yasal faiz uygulanmak suretiyle,) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … ile Rıdvan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin ve davalılar Hasan ile Rıdvan vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte …yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen KTK.nun 98/1.nci maddesi hükmü uyarınca sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Bu itibarla, mahkemece davalıların ıslah edilen miktar bakımından ıslah tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile bu kısım için ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece hükme esas alınan 26.2.2010 tarihli bilirkişi raporunda, hasara uğrayan davacıya ait araçtaki toplam parça ve işçilik tutarları bedeli hesaplanmış, ancak aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, pert-total kabul edilip edilemeyeceği hususunda bir açıklama bulunmamakta olup rapor bu hali ile hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan, konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak, davacıya ait aracın hasar ve tamir bedeli tespit edilmeli, tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlenmeli, tamiri ekonomik olmayacak ise aracın 2.el piyasa değerinden hurda(sovtaj) değeri indirilerek gerçek zarar miktarı hesaplattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.Yazılı şekilde eksik ve yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin ve davalılar Hasan ile Rıdvan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenle davalı … ile Rıdvan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı … ve Rıdvan’a geri verilmesine 23.3. 2011 günü oybirliği ile karar verildi.