Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/10876 E. 2012/4672 K. 16.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10876
KARAR NO : 2012/4672
KARAR TARİHİ : 16.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların trafik ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın trafik kazası sonucu müvekkiline ait araçta hasara neden olduğunu ve hasarı tespit ettirdiklerini ileri sürerek, 22.879,24 TL. hasar bedelinin 10.000,00 TL.lık kısmının trafik sigortacısı/davalı …den bakiye kısmın ise ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı diğer davalıdan yasal faizi ile ayrı ayrı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekilleri davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece toplanan delillere göre; dava konusu hasarın olaya ilişkin olarak tutulan kaza tutanağında anlatılan çarpışmada oluşması gereken hasardan tamamen farklı olduğu, iki aracın (belirtilen şekilde) çarpışmasından oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminatın karşı aracın trafik ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarından tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesinde, “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı KTK.na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.(…) Meydana gelen bir kazada zararın önlenmesi veya azaltılması amacıyla, sigorta ettirenin yapacağı makul ve zorunlu masraflar sigortacı tarafından karşılanır. Bu sigorta işletenin (sigorta ettirenin) haksız taleplere karşı savunmasını da temin eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı genel şartların A/3 maddesinde ” teminat dışında kalan haller”, B/1 maddesinde “rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta ettirenin yükümlülükleri”, B/3 maddesinde ” sigortacının halefiyeti”, ve B/4 maddesinde ise “zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının işletene rücu hakkı” hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın Sigorta Teminatının Kapsamı başlıklı 1.maddesinde ise “Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre; kural olarak, tespit edilen gerçek zararın öncelikle zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi limiti içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi, …limitini aşıyorsa aşan miktar için üst limitle sınırlı olarak ihtiyari mali sorumluluk sigortasının sorumluluğuna karar verilmesi gerekir.
Diğer taraftan, TTK. 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin …Genel Şartlarının A.3.maddesinde (ve İMSS Genel Şartlarının 3.maddesinde) sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, …Genel Şartları ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde, sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar ettiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında: Davalı … şirketi vekilleri, kaza ile hasarın uyuşmadığını ve rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını savunmuşlardır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kazanın ihbar edilen yerde ve şekilde meydana gelip gelmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporlarına göre, araçlar üzerindeki hasarların uyuşmadığı, hasarın araçların tutanakta belirtilen şekilde çarpışmalarından oluşamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, görevli polis memurları tarafından düzenlenen ve aksi sabit olana kadar geçerli resmi belge niteliğindeki 29.5.2008 tarihli trafik kazası tespit tutanağında, davalı sürücüsü seyir halindeyken, kendi aracının ön kısmıyla,aynı istikamette önünde seyreden dava dışı araca arkadan çarptığı, bu aracın da çarpmanın etkisiyle savrularak karşı yönden gelen davacı aracıyla çarpıştığı açıklanıp, araçların son duruş şekli ve çarpma noktaları çizilen krokide belirtilmiştir. Davacı aracında hasar bulunduğu da dosyaya sunulan ekspertiz ve tespit raporundan anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, öncelikle kaza tutanağını düzenleyen görevlilerin tanık olarak dinlenmesi, varsa; davalı taraf aracı ile dava dışı aracın kasko/trafik sigortacıları tarafından düzenlenen hasar dosyalarının getirtilmesi, gerekirse dosyanın İTÜ ya da Karayolları gibi kuruluşlardan seçilecek yeni bir uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, hasar dosyaları, hasar oluşumu yönünden araçların model ve teknik özellikleri, fotoğraflar vb. tüm dosya kapsamı göz önüne alınarak hasarların karşılaştırılması, önceki bilirkişi raporlarıyla meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi, gerçek zarar miktarının belirlenmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek, varılacak sonuca göre; tutanağın aksinin ve hasarın teminat dışında kaldığı hususunun, davalı … şirketlerince somut delillerle ispatlanamadığı sonucuna ulaşılırsa, kazanın belirtilen yer, şekil ve zamanda meydana geldiği ve rizikonun teminat kapsamında kaldığı kabul edilerek tazminata karar verilmesi, aksi halde davanın reddi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.