YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11262
KARAR NO : 2012/12619
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerinedosya incelendi gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili nezdinde trafik sigortalı aracın belgesi yetersiz sürücüsünün neden olduğu kaza sonucunda hayatını kaybeden kişinin yakınlarına ödenen tazminatın rücuan tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, araç sürücüsü davalıya husumet yöneltilemeyeceği ve kazanın hayatını kaybeden kişinin tam kusurlu eylemi ile meydana geldiği, rücu koşulları oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Davalı …’a yönelik temyiz incelenmesinde;
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararınının gereçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı …’un sözleşmenin akidi olmamasına göre davacı vekilinin adı geçen davalıya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün adı geçen davalı yönünden ONANMASINA,
2-Davalı …’na yönelik temyiz incelenmesinde;
Trafik Sigortası Genel Şartları B.4 c maddesi uyarınca, sürücünün geçerli sürücü belgesi olmaması halinde, meydana gelen kaza sonucunda üçüncü kişiye ödenen tazminat, sigortalıdan rücuan talep edilebilir. Sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı, sürücünün kusur oranına göre belirlenir. Bu nedenle kazanın meydana geliş biçimi ve kusur oranının tespiti gerekmektedir. B.K.nın 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesinde belirlenen kusur oranı hukuk mahkemesi için bağlayıcı değildir, ancak ceza mahkemesince belirlenen maddi olgu hukuk mahkemesini bağlar. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirtilmiştir. Ancak kesinleşen ceza mahkemesi ilamına göre bir kişinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasında ölen kişinin asli kusurlu olmasına karşılık sigortalı araç sürücüsünün de tali kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olması kesinleşen bir maddi olgu olup hukuk mahkemesini bağlayıcı niteliktedir. Mahkemece sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun kabulü ile belirlenen kusur oranına göre rücuan tazminata karar verilmesi gerekirken adı geçen davalı … hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı …’a yönelik temyiz itirazlarının reddi ile adı geçen davalı hakkındaki hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı …’na yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.