YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9252
KARAR NO : 2011/679
KARAR TARİHİ : 03.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan … ve …’nun müvekkiline olan borçları nedeniyle haklarında yapılan icra takibi sırasında borçlarına yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendilerine ait taşınmazı diğer davalı …’e sattıklarını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan … davanın reddini istemiş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne ve yapılan tasarrufun iptaline karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış olup, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İptal davasından maksat İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarrufların iptaline hükmettirmektir. Bu davanın önkoşulu ise, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin bulunmasıdır. Ön koşulun bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddede akdin yapıldığı sırada kendi verdiği
şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda davaya konu edilen taşınmazın tapuda gösterilen satış bedelinin 5.000.00 TL. bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değerinin ise 78.834.80 TL. olması nedeniyle bedeller arasında fahiş fark olduğu gerekçesiyle yapılan tasarrufun iptaline karar verilmiştir.Ancak üçüncü kişi konumundaki davalı … taşınmazı gerçekte 95.150.00 TL. bedelle satın aldığına ilişkin protokol ibraz etmiş, bu protokolde ödeme şekli belirlenerek ödeme aracı olarak kullanılan çeklerin tarih ve numaraları belirtilmiş, ayrıca 70.000.00 TL. ödeme yaptığına ilişkin banka dekontu ibraz etmiştir. Bu durumda mahkemece davalı …’in sunduğu delil listesindeki delillerin toplanması, 08.06.2007 tarihli protokolde yazılı çeklerin araştırılarak bu çeklerin hangi amaçla borçlu davalılara verildiğinin ve ödenip ödenmediklerinin irdelenmesi, yine ibraz edilen banka dekontundaki miktarın kime ve hangi amaçla verildiğinin araştırılması, davalılar arasında tasarrufa konu taşınmaz alım satımı dışında başka bir ticari ilişki olup olmadığının araştırılıp soruşturulması, resmi akit tablosunda yazılı bedelden başka bir ödeme yapıldığının anlaşılması ve ivazlar arasında fahiş farkın bulunmaması halinde yukarda açıklandığı gibi İİK.nun 279 ve 280. maddelerinde düzenlenen iptal şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmesi ve tarafların toplanan ve toplanacak tüm delillerinin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 3.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.