Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/3264 E. 2011/9712 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3264
KARAR NO : 2011/9712
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 115 ada 6 parsel 3692,14 metrekare ve 115 ada 7 parsel 3819,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, zilyetleri yararına edinme koşulları oluşmadığı gerekçesi ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Kadastro Kanunu’nun 28/2. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacıya 3402 sayılı Yasa’nın 28/2. maddesi uyarınca 29.06.2009 tarihinde tebliğ edilen meşruhatlı davetiyeye rağmen ilk oturuma kadar dava sebep ve delillerini bildirmediği gerekçesiyle karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Her ne kadar dava sebebi dava dilekçesinde açıklanmış ancak sözü edilen davetiyenin tebliğine rağmen davacı ilk oturuma gelmediği gibi, yazılı olarak dilellerini bildirmemiş ise de bundan sonra mahkemece işin esasına girilerek belgesiz araştırması, taşınmazın sulu arazi olup olmadığına ilişkin araştırmalar yapılmış dava değeri üzerinden eksik harç tamamlanmış komşu taşınmazlara ait tutanak örneleri getirtilmiş ve 05.01.2011 günlü oturumda alınan ara kararla hazır bulunmayan davacıya tanık dahil tüm delillerini yazılı olarak bildirmesi ve bildirilen her bir tanıklar için toplam 26 TL’yi mahkeme veznesine yatırması için 10 günlük kesin süre verilmiş ve bu ara karara ilişkin muhtıra davacıya 12.01.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde 21.01.2011 havale tarihli delillerin isimleri bildirilen tanıklar ve 1998 yılına ait emlak beyannamesi olduğuna ilişkin dilekçe ibraz edilmiştir. Mahkemece yapılan ilk tebligat dikkate alınmaksızın davaya devam olunarak yukarıdaki biçimde inceleme araştırma yapılıp davacı tarafa yeniden kesin süre verildiğine göre davacı tarafa önceki tebligatın usulsüz olduğu kabul edilmiştir. Yeniden verilen kesin süre içerisinde istenilen husus yerine getirtilerek deliller bildirildiğine göre hükümsüz olduğu mahkemece de kabul edilen tebligata dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.