YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2447
KARAR NO : 2011/9487
KARAR TARİHİ : 20.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davacı tarafın dayanağını oluşturan 79000 m2 yüzölçümlü 02.01.1964 tarih ve 643 sıra nolu tapu kaydının … Sulh Hukuk Mahkemesinin 1951/63 Esas, 1952/2 Karar sayılı ilamı ile hükmen oluştuğu halde tapu dayanağı tescil krokisinin uygulanmadığı, Hazinenin dayanağı tapu kaydının kapsamının da tevzi haritalarından yararlanılmak suretiyle saptanmadığı vurgulanarak yeniden taşınmaz başında keşif yapılarak tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritaları uygulanıp kapsamlarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmesi, tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin olmaması halinde kaydın gayri sabit hudutlu olduğu ve miktarı ile geçerli olacağının düşünülmesi, yapılan uygulama sonunda davalı tarafın tapu kaydı ve tescil krokisi kapsamında kalan kısmın davalı adına, Hazine tapusu kapsamında kalan kısmın tescil tapusunun ihdas tarihi ile Hazine tapusunun tesis tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmaması nedeniyle Hazine adına tesciline karar verilmesi, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamları dışında kalan bölümü olduğunun saptanması halinde ise bu bölüm yönünden Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalı yararına oluşup oluşmadığının araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın Hazine adına tesciline, (A) ve (C) harfi ile gösterilen kısımların davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 20.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.