Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/12539 E. 2011/240 K. 20.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12539
KARAR NO : 2011/240
KARAR TARİHİ : 20.01.2011

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/4907 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 02.10.2007’de haciz konan … plakalı aracın, noterde yapılan sözleşme ile 05.09.2007’de üçüncü kişi tarafından satın alındığını ve mülkiyetin kendisine geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu aracın borçlu adına kayıtlı olması nedeni ile haciz koydurduklarını, üçüncü kişinin dayandığı satış sözleşmesinin mülkiyeti kanıtlamaya elverişli olmadığını, süresinde tescil işleminin yaptırılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
21.04.2009 günlü asıl hükme yönelik kısa kararda, yargılama giderleri ile vekalet ücreti konusunda hiçbir karar verilmediğinden, 10 günlük temyiz süresinin tebliğden itibaren hesaplanması gerekir.
Somut olayda, gerekçeli karar davalı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği için, temyiz yasa yolu başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek işin esasına yönelik yapılan incelemede;
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı (alacaklı) vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Uyuşmazlık,üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkında dayalı olarak ileri sürdüğü “istihkak” iddiasına ilişkindir. Mahkeme her ne kadar, gerekçeli kararın yazılması sırasında davanın, icra memuru işlemine yönelik şikayet başvurusu olduğunu belirtmişse de; yargılama aşamasında üçüncü kişinin istihkak iddiası olarak kabul edip, İİK’nun 97/11.maddesi uyarınca genel hükümler dahilinde basit yargılama usulünü uygulamıştır.Bu nedenle davanın türü ile ilgili karar verildikten sonra yapılan bu yanlışlık, işin esasına etkili görülmediğinden tek başına bozma nedeni yapılmamıştır.
İstihkak davalarında,toplam alacak ile mahcuzun değerinden hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının başlangıçta ¼’ü peşin alınmak üzere, kabul ile sonuçlanan davada geriye kalan kısmına hükmedilir.
Somut olayda davanın niteliğine göre; maktu karar ve ilam harcı ile yetinilmesi isabetli değildir.
Öte yandan davanın açılması ile birlikte istihkak iddiasından haberdar olan alacaklı tarafın, istihkak iddiasını kabul ettiği yönünde bir beyanı ya da haczin kaldırılması yönünde bir girişimi de bulunmamaktadır. Bu nedenle harç dahil, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davanın açılmasına neden olan alacaklı tarafa yükletilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı biçimde karar verilmesi de hatılıdır, ancak yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile ilgili bu yanlışlık temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama harçları ile ilgili hata ise kamu düzeni ile ilgilidir ve aleyhe bozma yasağı kuralı kapsamı dışında kalır. Bu nedenle bozma nedenidir
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “Dava
her ne kadar istihkak davası olarak açılmış ise de; niteliği gereği şikayet yoluyla icra memur işleminin kaldırılması mahiyetinde olduğundan ve özelliği gereği maktu harca tabi olduğundan alınması gereken 15,60.-TL harcın düşümü ile bakiye kalan 207.20.-TL harcın talebi halinde davacıya iadesine” tümcesinin çıkartılarak yerine “Mahcuzun değeri olan 16.500,00.-TL üzerinden alınması gereken 891,00.-TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 222,80.-TL harcın mahsubu ile bakiye 668,20.-TL harcın davalı alacaklıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına” tümcesinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 757,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 20.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.