Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/2581 E. 2011/8956 K. 14.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2581
KARAR NO : 2011/8956
KARAR TARİHİ : 14.12.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 194 ada 60 parsel sayılı 5346,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … tapu kaydına dayanarak taşınmazın bir bölümünün 2/4 payının adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Hazine lehine 3402 sayılı Yasa’nın 13/B-c maddesi koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme isabetsiz, inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yetersizdir. Davacı 02.03.1968 tarih ve 1 sıra numaralı ve Hazinenin temliki ile oluşan kayıttan gelen tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece kaydın haritasının olup olmadığı araştırılmamış, çekişmeli taşınmazın doğusunda bulunan … Köyünde kadastro çalışması yapılıp yapılmadığı araştırılmamış, yapılmışsa komşu kadastro parsellerine ait tutanak örnekleri ile dayanakları getirtilmemiş, Hazine lehine 3402 sayılı yasanın 13/B-c maddesinin uygulanamayacağı düşünülmemiştir. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşabilmek için; öncelikle davacının tutunduğu tapu kaydının haritasının bulunup bulunmadığı, komşu … köyünde kadastro çalışması yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, yapılmış ise komşu taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayanağı olan kayıt ve belgeler tüm tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilerek dosya ikmal edilmelidir. Bundan sonra mahallinde üç yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, keşifte davacının tutunduğu tapu kaydının haritası mevcutsa 3402 sayılı Yasa’nın 20/A maddesi uyarınca kaydın kapsamı haritasına göre belirlenmeli, haritasının olmaması halinde yerel bilirkişilerden kaydın mevkii ve sınırları hakkında tek tek bilgi alınmalı, bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama imkanı tanınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, bu şekilde kaydın kapsamı kesin olarak saptanmalıdır. Bundan sonra çekişmeli taşınmazın kısmen veya tamamen kayıt kapsamı içerisinde kaldığının anlaşılması halinde Hazine lehine 3402 sayılı yasanın 13/B-c maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı göz önüne alınarak kayıt kapsamının davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği düşünülmeli ve tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.