Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/4002 E. 2012/12567 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4002
KARAR NO : 2012/12567
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı borçlu vekili ile davaya müdahale eden 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı borçlu vekili,…İcra Müdürlüğü’nün 2011/1726 talimat sayılı takip dosyasından 7.4.2011 tarihinde haczedilen mallardan … marka notebooklar dışındaki malların taşınmaz sahibine ait olduğu, müvekkilinin haciz adresinde kiracı olarak bulunduğunu, alacaklı ile aralarındaki borçlu olmadığına dair açılan menfi tespit davasının halen devam ettiğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin tebligat adresinde yapıldığını, hacizde borçlunun hazır bulunduğu, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunu, adi kira sözleşmesinin karine aksini ispata yeterli olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Dava kendisine ihbar olunan 3.kişi davaya müdahil olmuş, haczin yapıldığı taşınmazın içindeki menkullerle birlikte davacı borçluya kiralandığını, mahcuzların kendisine ait olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece haciz tutanağının 3 ve 4.sırasınaki iki adet dizüstü bilgisayarın davacıya borçluya, diğer menkullerin davaya müdahale eden 3.kişiye ait olduğunun kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı borçlu vekili ile davaya müdahale eden 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davalı alacaklının borçlu aleyhine yaptığı icra takibinde borçlu hakkında haciz işlemi uygulanarak bir takım menkuller haczedilmiştir.

Uyuşmazlık, mahcuzlar üzerinde istihkak iddasına ilişkin olup davanın İİK.nun 97. ve devamında düzenlenen istihkak davası olarak nitelendirilmesi zorunludur.
İİK.nda istihkak davalarının alacaklı ya da malı haksız olarak haczedilen 3.kişilerin açabileceği hükme bağlanmış olup icra takip borçlusunun istihkak davası açmasına imkan tanınmamıştır.
Bu durumda borçlu sıfatıyla birtakım malları haczedilen davacı borçlunun dava açma sıfatı bulunmadığından açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı nedenlerle reddine karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarının gerektirir nitelikte görülmediğinden sonuç olarak doğru olan hükmün onanması gerekmiştir.
2-Hüküm sonuç olarak doğru bulunmakla birlikte davanın reddine karar verildiğin davalı alacaklı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesinin göndermesiyme HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı borçlu ve müdahil 3.kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 5.bendinin tamamen hükümden çıkartılarak yerine “karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 400 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı alacaklıya verilmesine” tümcesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı borçlu ve müdahil 3.kişiye geri verilmesine 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.