YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2957
KARAR NO : 2012/13539
KARAR TARİHİ : 04.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 4.12.2012 Salı günü taraflardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; Alman vatandaşı olan…’un tatil için gittiği …’ta davalının idaresindeki araçta yolcu olarak taşındığı sırada meydana gelen kazada ağır derecede yaralandığını, tedavi giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığını, müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı tedavi giderinin 22.494,09 Euro olduğunu belirterek, tedavi giderinin ödeme tarihindeki kurdan hesaplanarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporuna göre; Davanın kabulü ile, 22.494,09 Euro tazminatın döviz olarak ya da ödeme tarihindeki TL karşılığı olarak kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, sigortacının sigortalısına ödediği bedelin, zarara sebebiyet veren üçüncü şahıstan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, … Genel Hastalık Kasası olup, Türkiye ile … arasında yapılan 01.11.1965 tarih 12121 sayılı sözleşme uyarınca sözleşmeye taraf ülkelerden birinin mevzuatında ödeme yapan sosyal güvenlik kurumunun bu ödeme dolayısıyla 3.kişilere rücu olanağının olması halinde bu
imkanın diğer taraf ülke tarafından da tanınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda uyuşmazlık, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası, ve yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik Yasası kapsamında kalmaktadır. Mülga 506 sayılı yasanın 134.maddesi ile yürürlükteki 5510 sayılı yasanın 101 maddesi hükümlerine göre bu tür uyuşmazlıkların İş mahkemesinde çözümlenmesi gerekir. Yerel Mahkemece bu yön gözetilerek mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
2-Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine karar düzeltme yolu açık olmak üzere 4.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.