Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/6139 E. 2012/4605 K. 12.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6139
KARAR NO : 2012/4605
KARAR TARİHİ : 12.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat istemine davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerinedosya incelendi gereği düşünüldü

-K A R A R-

Davacı vekili, asıl ve birleştirilen dosyada, müvekkili nezdinde trafik sigortalı aracın alkollü kullanılması sırasında meydana gelen kazada yaralanan kişilere tazminat ödendiğini ileri sürerek asıl dosyada 51.054,00 TL, birleştirilen dosyada 2.886,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, asıl davada 40.843,20 TL’nin ve birleştirilen davada 2.308,80 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilerle, gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava trafik zorunlu mali sorumluluk trafik sigortacısı tarafından dava dışı zarar görenlere ödenen tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Trafik Sigortası Genel Şartlar B.4-d bendinde sürücünün alkollü olmasının etkisi ile neden olduğu kaza sonrasında gerçekleşen zarar nedeni ile sigortacının zarar görenlere yaptığı ödemenin sigorta ettirenden rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Ne var ki, rücu koşulunun oluşması için alkolün münhasıran kazaya neden olması gerekir. Somut olayda, dava dışı araç sürücüsünün alkollü olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkili bulunmadığından aralarında nörolog ve trafik bilirkişinin bulunduğu bilirkişi heyetinden, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği konusunda alınacak rapora göre hüküm kurulması gerekirken, bu hususun tartışılmadığı bilirkişi raporu ile yetinilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de, rücu edilebilecek tazminat tutarı ancak zarar görenlerin gerçek zararı kadar olabilir. Davalı, kazada yaralanan yolcuların hatır için taşındığını savunmuştur. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, bu savunma üzerinde durularak, mahkemece taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, yani olayın özel şartları gözönüne alınmadan, araştırılmadan ve tartışılmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
4-Ayrıca, davalı yaralanan kişilerin müterafik kusurlu olduğunu savunmuştur. Zarar görenlerin müterafik kusurlu olduğunun kabul edilmesi halinde belirlenen gerçek zarardan takdiren yapılacak indirim sonucunda bulunacak tutarın davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesi gerekir. Oysa, mahkemece hükmedilen tazminatın, hangi tazminat miktarı esas alınarak ve hangi oranda indirim yapılarak belirlendiği anlaşılamamaktadır. Kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.