Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12846 E. 2012/5383 K. 30.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12846
KARAR NO : 2012/5383
KARAR TARİHİ : 30.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıya ait, müvekkili şirkete trafik sigortalı araç alkollü/ehliyetsiz sürücünün kullanımında iken karıştığı kazada hasarlanan araçlar için toplam 6.191.00 TL tazminat ödediklerini belirterek bu meblağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, araç sürücüsü…’un ehliyetli ve alkolsüz olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, geçerli bir neden ileri sürülmeden sürücünün kazadan sonra olay yerini terk ettiği, ispat külfetinin yer değiştirdiği ve rizikonun teminat kapsamında kaldığının davalı sigortalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.191.00 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacıya …’li aracın neden olduğu maddi hasarlı kaza sonucunda karşı araç zararının davacı … tarafından tazmininden sonra …’li araç sürücüsünün sürücü belgesiz ve alkollü araç kullanması nedeniyle ödenen bedelin işletenden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davalının işleteni olduğu aracın 27.12.2008 tarihinde park halindeki iki araca çarparak hasar verdikten sonra olay yerini terk etmesi üzerine görevli zabıtaca trafik kaza tutanağı düzenlenmiş, sürücünün olay yerini terki nedeniyle tutanakta kimlik ve sürücü belgesi belgeleri tespit edilemediği gibi sürücünün alkol raporu alınamamış, davacı tarafından hasar gören araç sahiplerine 7.794,71 TL hasar ödemesi yapılmış, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulması kaydı ile ödenen tazminatın 6.191,00 TL’si eldeki davada davalı işletenden talep edilmiştir.
Hukukumuzda kısmi dava açmak mümkün olup alacaklı alacağın tümü hakkında dava açmak zorunda olmadığından şimdilik alacağın belli bir kısmını dava edebilir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı HUMK 4.maddesine göre dava konusu alacak, alacağın son kısmı değil, dava dışı bırakılan bir kesimi de varsa o zaman alacağın tamamı çekişmeli olup mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
HUMK’nun 8/1 maddesi gereğince dava tarihinde mal varlığı hukukundan doğan değer ve miktarı 7.230,00 TL’nı geçmeyen davalara Sulh Hukuk Mahkemesince bakılacağı düzenleme altına alınmıştır.
Eldeki davada, davacı 7.794,71 TL hasar ödemesini yaptığını iddia ederek bunun 6.901,00 TL’sını fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydıyla talep etmiştir. Bu halde dava tarihi itibariyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de; davacı, …’li araç sürücüsünün olay esnasında alkollü ve sürücü belgesiz olduğunu iddia etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma bu konuda karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Zira trafik kaza tutanağında sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kim olduğu, olay esnasında alkollü bulunduğu, kazanın sürücünün almış olduğu alkol nedeniyle güvenli araç sürme yeteneğini kaybettiği hususu ispat edilemediği gibi davalı tarafından olay esnasında araç sürücüsü olduğu bildirilen…’un olay tarihi itibariyle geçerli sürücü belgesine sahip olup olmadığı hususu da mahkemece araştırılmış değildir. Eksik inceleme ile hüküm tesisi de doğru bulunmamıştır.
3-1 ve 2 nolu bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 30.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.