Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/2772 E. 2022/12616 K. 15.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2772
KARAR NO : 2022/12616
KARAR TARİHİ : 15.06.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, iftira
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercisinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğu ve sanığın 22.06.2021 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunduğu anlaşıldığından, mahkemenin 29.06.2021 tarihli ek kararının ve söz konusu dilekçeye dayanarak yaptığı diğer işlem ve kararlarının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek;
Sanığın yokluğunda hüküm verilmesi nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle sanığın bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki (MERNİS) adresine tebligat çıkarılması gerekirken, sanığın yokluğunda verilen hükmün, son savunmasında bildirdiği adres yerine MERNİS adresine MERNİS şerhi derç edilerek doğrudan tebliğe çıkarıldığı, tebligatın yapılamaması üzerine tespit edilen başkaca adreslerine çıkarılan tebligatın da iade olduğu, bilahare 22.10.2013 tarihinde ise bir şekilde tespit edilen İstanbul’un Fatih ilçesindeki adreste yengesi …’a gerekçeli karar tebliğ edilmiş ise de; yengesinin dosyanın mağdurunun eşi olduğu ve husumet bulunduğu, dolayısıyla yapılan tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “Resmi belgede sahtecilik ve iftira” suçlarının kanundaki cezalarının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan 19.07.2013 olan mahkumiyet hükmünden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 15.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.