YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11634
KARAR NO : 2011/879
KARAR TARİHİ : 07.02.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası hakkında, Hakem Heyetince verilen 23.06.2010 gün, 2010/377-9 Esas ve 2010/207 sayılı Karar, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiş ve … 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce Daire’mize gönderilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı, müvekkili …’in malik ve sürücüsü olduğu aracın, 03.03.2010 günü karıştığı kaza sonucu, araçta yolcu olarak bulunan eşi ve desteği…’nun vefat ettiğini belirterek, davalı tarafından yapılan 24.714.88 TL kısmi ödemenin mahsubu ile kalan 41.000.00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 13.04.2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olan davacı …’in tazminat talep edemeyeceğini, ölenin çocuklarına 28.04.2010 tarihinde 24.714.88 TL ve 14.05.2010 tarihinde 21.152.17 TL olmak üzere toplam 45.867.05 TL ödenerek sorumluluklarını yerine getirdiklerini bildirerek, talebin reddini savunmuştur.
Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalının, ölenin çocuklarına toplam 45.867.00 TL ödeme yaparak, sigorta sözleşmesinden doğan tazminat ödeme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirdiği anlaşılmakla, talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK.’nun 533. maddesi hükmü uyarınca, hakem kararları;
1- Tahkim müddetinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması,
2- Talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmesi,
3- Hakemlerin salâhiyetleri dâhilinde olmayan meseleye karar vermeleri,
4-Hakemlerin, iki tarafın iddialarından her biri hakkında karar vermemeleri, hallerinde temyizen bozulabilir.
Açıklanan hususlar dışında ayrıca, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 28.01.1994 gün, 1993/4 Esas, 1994/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda, tarafların tahkim sözleşmesi veya şartında hakemlerin uyuşmazlığı maddi hukuk kurallarına göre çözümlemelerini öngördüğü takdirde, hakemlerin bu kurallar çerçevesinde karar vermek zorunda oldukları, buna aykırı karar vermelerinin temyiz sebebi oluşturacağı kabul edilmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı vekilinin hakem kararına karşı ileri sürdüğü temyiz sebepleri, anılan Yasa hükmü ve İçtihadı Birleştirme Kararı’ndaki sebeplerden birine dayanmadığından reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hakem kararının ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 7.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.