Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/14622 E. 2012/13422 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14622
KARAR NO : 2012/13422
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak-tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı-k.davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Honaz İcra Müdürlüğü’nün 2006/340 Esas sayılı dosyasında yapılan, 30.11.2006 günlü hacze konu 4640 kg. boyasız, 3240 kg. boyalı ve boyasız ham kumaş ile 10 parça dokuma tezgahı, kompresör, ulak makinesi ve tezgahın kendilerine ait olduğunu, kumaşların borçlu şirketten, diğer menkullerin de dava ve takip dışı bir şirketten satın alınıp bedeli ödenmiş faturalı mallar olduğunu, haczin yapıldığı yerde 27.09.2006’dan itibaren kiracı olarak faaliyet gösterdiklerini, borçlunun mülk sahibi olması dışında kendileri ile ilgisinin bulunmadığını, alacaklının bunları bildiği halde kötü niyetli olarak haczi yaptırdığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, alacaklıdan mal kaçırmak için takip borçlusunun bir kısım mallarını doğrudan, bir kısmını da … Mensucat Ltd.Şti. aracılığı ile davacıya satılmış gibi göstererek devrettiğini, istihkak iddiasının haksız olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, 15.01.2007 havale tarihli karşı dava dilekçesi ile üçüncü kişinin alacaklıya zarar verme kastı ile yaptığı satın alma işlemlerine yönelik tasarrufun iptaline karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında tasarrufun iptali davasına ilişkin ayırma kararı verilmiş istihkak davasına ilişkin olarak toplanan delillere göre: “İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü kendisine düşen üçüncü kişinin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli güçlü delilleri dosyaya sunamadığı, ayrıca üçüncü kişi ve borçlunun organik bağ içinde bulunduğu, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığı” gerekçesi ile sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiş; davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilen hüküm, Dairemize ait 01.07.2010 gün, 5722–6244 sayılı ilam ile İİK’nun 97/17. maddesi gereğince karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkin ayırma kararı verilemeyeceği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda: “dava konusu haczin borçlunun fabrika binasında yapıldığı, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü kendisine düşen üçüncü kişinin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli güçlü delilleri dosyaya sunamadığı, dosyadaki bir kısım belgelerden davacının kira sözleşmesi tarihinden önce de haczin yapıldığı yerde faal olduğunun anlaşıldığı, üçüncü kişinin dayandığı kira sözleşmesinin takibe dayanak borcun doğduğu tarihten sonra düzenlendiği, davacı şirket ortaklarının geçmişte borçlu şirket çalışanı oldukları, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğü, bilirkişi incelemesi ile davacının 20.11.2006’da satın aldığı mahcuzların borçlu tarafından 05.102.2006’da … Mensucat Ltd. Şti.ne satıldığının belirlendiği, ancak adı geçen şirketin icra takibinin ve istihkak davasının tarafı olmadığından karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasında kendisine husumet yöneltilemeyeceği, diğer yandan borcun doğumundan sonra borçlunun ticari emtiasının önemli bir bölümünü devralan üçüncü kişinin İİK’nun 280/son maddesi gereğince borçlunun alacaklılarına zarar verme kastı ile hareket ettiğini bildiğinin kabul edilmesi gerektiği, yasal karinenin aksinin iddia ve ispat edilemediği, üçüncü kişi ve borçluya karşı açılan tasarrufun iptali davasının kabulü gerektiği “gerekçesi ile kanıtlanamayan istihkak davasının reddine,
karşı dava olarak üçüncü kişi ve borçluya karşı açılan tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, … Mensucad Ltd. Şti tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” ile davalı alacaklının İİK’nun 97/17. maddesi uyarınca karşı dava olarak açtığı “tasarrufun iptali” davası niteliğindedir.
Davacı şirket, takip tarihinden kısa bir süre önce, ancak takibe dayanak bir kısım fatura tarihinden sonra kurulmuş ve borçlu şirket ile imzaladığı kira sözleşmesi uyarınca 20.11.2006’dan itibaren yani takip tarihinden 7 gün önce haciz mahallinde faaliyete başlamıştır. 33 adet fatura kapsamında borçlunun ticari emtiasının çok önemli bir bölümünü devraldığı ve kurucu ortaklarından ikisinin de borçlu şirketin eski çalışanı olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan bilirkişi, davacının mahcuzlardan bir kısmını satın alındığı … Ltd. Şti.’nin bu malları kısa bir süre önce borçlu Horzum Tekstil Ltd. Şti.’nden fatura karşılığı devraldığını ticari kayıtlar üzerinden tespit etmiştir.
Borçlu şirket borcun doğumundan sonra, takip tarihinden de kısa bir süre önce İİK’nun 280/3. maddesi kapsamında, alacaklıya zarar verme kastı ile ticari emtiasının önemli bir bölümünü üçüncü kişiye devretmiştir. Aynı alanda faaliyet göstermeleri nedeni ile üçüncü kişi borçlunun içinde bulunduğu mali durumu, dolayısıyla alacaklıya zarar verme kastını bilebilecek durumdadır. Bu yöndeki yasal karinenin aksi iddia ve ispat da edilememiştir.
Somut olayda alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak örtülü iş yeri devri yapıldığının kabulü gerekir.
Bir an için devir gerçek olduğu kabul edilse bile İİK’nun 44. madde gereklerinin yerine getirildiği de iddia ve ispat edilemediğine göre devralan üçüncü kişi BK’nun 179. maddesi gereğince işletmenin borçlarından iki yıl süre ile sorumlu olacaktır.
İstihkak ve tasarrufun iptali davalarının esasına yönelik kararlarda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dosya yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, uygulan bozmaya göre; davacı (karşı davalı) üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz
itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 7.278,78 TL kalan harcın temyiz eden davacı-k.davalı (3.kişi)’den alınmasına 3.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.