Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3475 E. 2012/4931 K. 19.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3475
KARAR NO : 2012/4931
KARAR TARİHİ : 19.04.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Tuzla İcra Müdürlüğü’nün 2008/7788 sayılı takip dosyasında 13.4.2009 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczedilen boya kutularının üzerinde borçlunun isminin bulunmasının malların borçluya ait olduğunu göstermediğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Bu dava ile birleştirilen, mahkemenin 2009/197-2010/26 sayılı dosyasında ise davacı 3.kişi vekili, aynı takip dosyasında 26.5.2009 tarihinde yapılan ek hacizde haczedilen menkullerin de müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığını, borçlu şirketin haciz adresinde faaliyetine devam ettiğini, davacı tarafından sunulan faturaların mülkiyeti ispata yeterli olmadığını, 3.kişi şirketin isminin, borçlu şirket isminin kısaltılmasından oluştuğunu, borçlu tarafından müvekkiline gönderilen sipariş formlarının üstünde 3.kişi ünvanının yazılı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece istihkak iddiasında bulunulan Şirink Paketleme Makinası ile yazıcının davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, diğer mahcuzlar yönünden davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1 adet Şirink Paketleme Makinası ile 1 adet yazıcı üzerindeki haczin kaldırılmasına diğer mahcuzlar yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekillerince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK’nun 96 vd maddelerine dayalı istihkak davalarına ilişkindir.
Asıl davanın 13.4.2009 tarihli haciz ile birleştirilen davanın konusu 26.5.2009 tarihli haciz, borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmış, 26.5.2009 tarihli hacizde haciz mahallinde borçluya ait belgeler bulunmuş, haczedilen boya kutularının üzerinde borçlu şirket isminin yazılı olduğu da haciz tutanağı içeriği ile sabittir. Bu halde İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacının dayandığı istenilen her kişi adına düzenlenmesi mümkün olan ve borcun doğumundan sonraki tarihleri taşıyan faturalar ile borcun doğumundan sonraki adi nitelikli kira sözleşmesi ve vergi levhası karine aksini ispata yeterli değildir. Keza davacının dayandığı faturaları düzenleyen firma yetkilisi Ferah Ak’ın 26.5.2006 tarihli hacizde 3.kişi yetkilisi olarak beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı 3.kişi şirket borcun doğum tarihinden sonra kurulmuştur.
Kaldı ki 13.4.2009 tarihli ilk hacizde, haciz mahallinde borçlunun, borçlu şirket ortakları ile aynı soyadını taşıdığı anlaşılan 3.kişi çalışanı … borçlu şirketin haciz adresinden taşındığını beyan etmiştir. Ticaret sicil kayıtlarından da borçlu şirketin haciz adresinde şube açarak faaliyet gösterdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda borçlu şirket ile 3.kişi şirket arasında örtülü işletme devri ilişkisi bulunmaktadır. İİK’nun 44 ve BK’nun 179.maddeleri uyarınca işletmeyi devralan 3.kişi işletmenin borçlarından da sorumludur. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden davaların reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabul – kısmen reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, birleştirilen davaların ayrı ayrı varlığını koruduğu, birleştirilen her davanın ayrı ayrı hükme bağlanması gerektiği gözetilmeden birleştirilen dava hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 19.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.