Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/6799 E. 2011/8579 K. 07.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6799
KARAR NO : 2011/8579
KARAR TARİHİ : 07.12.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Yargıtay duruşması için gerekli tebligat giderlerinin ödenmemesi nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 45, 93, 94, 113, 126, 388, 407, 445, 458, 557, 645, 674, 768 ve 795 parsel sayılı 4800, 3500, 2040, 5500, 8650, 7000, 14900, 13000, 31450, 3150, 6925, 6450, 1450 ve 938 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar … ve … … tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yapılan yargılama sırasında Akif ve … … Aygün satın almaya dayanarak 388 sayılı parsel hakkında, Hatice Doğan ise irsen intikal ve zilyetliğe dayanarak 645 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davaya katılmışlardır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellerin tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacılar ile müdahil Hatice Doğan’ın davasının reddine ve çekişme konusu … Köyünün 388 sayılı parselin … adına, … Köyünün 674, 407, 388, 557, 458, 445, 768, 795, 45 ve Güllüçam Köyünün 93, 94 sayılı parsellerin tamamı ile 645 sayılı parselin teknik bilirkişinin rapor ve krokisinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 3000 metrekarelik, 126 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 5000 metrekarelik, 113 sayılı parselde (A) harfi ile gösterilen 3000 metrekarelik bölümünün … ve … …’ın ortak mirasçıları adına payları oranında tesciline, 645 sayılı parselin (C) ve (D) harfleri ile gösterilen toplam 3925 metrekarelik, 126 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen 3650 metrekarelik, 113 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen 2500 metrekarelik bölümünün özel siciline mera olarak tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … … ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı … …’ın yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle, 645 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümleri ile 126 sayılı parsel ile 113 sayılı parselin ayrı ayrı (B) harfi ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde çekişme konusu … Köyü 388 parsel sayılı taşınmazın … adına tesciline karar verildiği halde, hükmün 2. bendinde aynı taşınmazın bu kez … … mirasçıları adına tesciline karar verilmek suretiyle çelişki yaratılmıştır. Kararların çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedelediği gibi, hükmün, bu hali ile infazı da mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacı … … ile davalı ve Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile 388 sayılı parsel yönünden hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına,
3- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazların … … …’dan kalıp, tarım arazisi niteliğinde olduğunun anlaşılmış olmasına göre Hazinenin, çekişme konusu 674, 407, 557, 458, 445, 768, 795, 45, 93, 94 sayılı parsellerin tamamı ile 645 sayılı parselin rapor ve krokisinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 3000 metrekarelik, 126 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 5000 metrekarelik, 113 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 3000 metrekarelik bölümüne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Bu taşınmazlara yönelik davacı … …’ın temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece nüfus kayıtlarına itibar edilerek, davacının murisi…’ün … …’in mirasçısı olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Her ne kadar davacıların murisi…, babası … … …’ın hanesinde kayıtlı değilse de, kardeşi … … gibi nüfus kaydında baba adı … … ve anne adı … olarak kayıtlı bulunduğu gibi; 1942 yılında ölen muris … … …’ın Banaz Sulh Hukuk Mahkemesinin 1977/188 – 244 sayılı ve … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/10 – 2010/1106 sayılı veraset ilamlarında … …’in ölümü ile mirasçısı olarak kızı…. ve oğlu … …’ın kaldığı kabul edilerek… mirasçılarının payları belirlenmiş olup, … ile …’in kardeş olduğu beyanlar ile de sabittir. Kaldı ki … … mirasçılarının da, …’ün halaları olduğuna ilişkin bir itirazları bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davacının murisi…’ün de … … mirasçısı olduğunun kabulü gerekir. Davalı … … mirasçıları, taşınmazların kök muris … … ve kardeşi …’nin satış senetleri ile anneleri … ve babaları …’e sattıklarını, satış tarihinden beri de … ve …’in zilyet olduklarını, … mirasçıları olan davacıların 1957-58 yıllarında bu yer hakkında babaları … aleyhine açmış oldukları davanın da reddedildiğini savunmuşlardır. Davalıların dayandığı, … …’in kardeşi …’nin, taksimen kendisine intikal eden taşınmazlarını mevkileri ve miktarlarını belirtmek suretiyle … eşi … …’a satışına ilişkin 16.12.1938 tarihli noter senedi ile, ortak muris … …’in babasından kalan bir kısım taşınmazlarını, mevki, hudut ve miktar belirterek oğlu … …’a satışına ilişkin 04.05.1939 tarihli noter senedinin uygulaması yeterli olmadığı gibi, bazı taşınmazların mevki olarak senetlerin kapsamında kalmadığı belirtilmesine rağmen, bu yön üzerinde de durulmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece davalı … mirasçılarından, davacılar tarafından dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak
daha önce açılıp, redle sonuçlandığını iddia ettikleri dava dosyası sorularak, esas ve karar numarası bildirildiğinde sözü edilen dosya getirtilip, ilamın kesinleşmiş olup olmadığının incelenmesi; dosya tamamlandıktan sonra taşınmazlar başında yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, hayatta olmaları halinde noter satış senetlerinde şahit olarak imzası bulunanlar ve tespit bilirkişilerin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, yerel bilirkişiler yardımı ve fen bilirkişi eli ile varsa belirtilen dava dosyasına ilişkin kesinleşmiş ilam uygulanıp, dava konusu taşınmazlara ait olup olmadığı; ayrıca 16.12.1938 tarih ve 04.05.1939 tarihli Noterlik senetleri bu senetlerde yer alan mevki ve hudutlar tek tek okunmak suretiyle uygulanarak senetlerin kapsamları kesin olarak belirlenmeli; … … ve kardeşi …’nin satarak zilyetliğini devrettiği taşınmazlar belirlendikten sonra, bu taşınmazlar dışında kalan taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimin ne zamandan beri ne suretle kullandığı, tarafların ortak murisine ait olup olmadığı, … …’e ait ise terekesinin tüm mirasçılarının katılımı ile usulüne uygun taksim edilip edilmediği, taraflar arasında kesin hüküm bulunup bulunmadığı hususları yerel bilirkişiler, tanıklar ve tespit bilirkişilerinden etraflıca sorularak saptanmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir ve senetlerin uygulanmasını gösterir ayrıntılı ve krokili rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, çekişme konusu 674, 407, 388, 557, 458, 445, 768, 795, 45, 93 ve 94 sayılı parsellerin tamamı ile 645 sayılı parselin rapor ve krokisinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 3000 metrekarelik, 126 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 5000 metrekarelik, 113 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 3000 metrekarelik bölümlerine ilişkin hükme yönelik davacı … …’ın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.