Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/7403 E. 2011/8663 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7403
KARAR NO : 2011/8663
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 120 ada 8, 10; 124 ada 2, 137 ada 20; 161 ada 13, 15, 26 ve 27 parsel sayılı 1080.60, 216.54, 304.26, 4063, 5788.76, 1171.94, 3266.92 ve 689.73 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak sureti ile tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalılar , …, … ve…aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan miras payına yönelik el atmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların payları da gösterilmek suretiyle … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 124 ada 2, 137 ada 20, 161 ada 13, 15, 26 ve 27 sayılı parsellerin tarafların ortak miras bırakanı …’dan kaldığı ve tüm mirasçıların ya da yasal temsilcilerinin katılımı ile geçerli bir paylaşma yapılmadığı, mahkemece toplanıp, doğru olarak değerlendirilen delillerle belirlenmiş olup davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak el birliği ile mülkiyette mirasçıların, paylarını diğer mirasçılara satışı geçerli olup, davalı taraf bir kısım mirasçıların paylarını satın aldığını iddia ederek, buna ilişkin senet ibraz etmiş olduğu halde bu husus değerlendirilmeyerek tüm mirasçılar adına payları oranında tescile karar verilmesi isabetsizdir.
2- Mahkemece, dava konusu 120 ada 8 ve 10 sayılı parsellerin de miras bırakandan kaldığı kabul edilmek sureti ile karar verilmiştir. Ne var ki, dava Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldüğü sırada yapılan keşifte dinlenilen yerel bilirkişiler, taşınmazların bir bölümünün 3. kişi …’dan satın alındığını belirtilmiş oldukları halde, sonraki keşifte bu taşınmazların da, tamamının miras bırakan …’dan kaldığı belirtilmiş olup, mahkemece bu çelişki üzerinde durulmamış, taşınmazların tamamının ya da bir kısmının miras bırakan …’dan kalmış olup olmadığı belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmazlar başında elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel
bilirkişiler ve aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazların öncesinin kime ait olduğu; miras bırakan …’a ait ise, içinde 3. kişiden satın alınan yer bulunup bulunmadığı etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; taşınmazlar içerisinde 3. kişiden satın alınan yer mevcut ise bu bölümler belirlenerek fen bilirkişisine işaretletilmeli, 3. kişiden söz konusu yeri satın alan davalılar adına tesciline karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalılar … ve …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 8.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.