Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/11959 E. 2012/5201 K. 25.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11959
KARAR NO : 2012/5201
KARAR TARİHİ : 25.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete … sigortalı aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını ve davalının sigorta tazminatını tam olarak ödemediğini ileri sürerek, bakiye hasar bedeli 3.434,79 TL. nın 24.5.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetki ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Üsküdar Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı … şirketine …Sigorta Poliçesi ile sigortalı araçta oluşan hasarın tahsili istemine ilişkindir.
Bu tür sözleşmeye dayalı davalarda da genel yetkili mahkeme HUMK.nun 9/1.maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi ise de … Sigortası Genel Şartları’nın C.8.maddesi hükmünde, sigortacı aleyhine açılacak bu tür davada, davalı sigortacının merkezinin veya sigorta sözleşmesini yapan yetkili acentanın ikametgahının bulunduğu veya rizikonun meydana geldiği yer mahkemesi de yetkili mahkeme olarak kabul edilmiştir. HUMK.nun 19. maddesi hükmünde
de, rizikonun meydana geldiği yer mahkemesi de yetkili mahkeme olarak kabul edilmiş, sigorta sözleşmelerine aksine konulan şartların geçersiz olacağı kesin bir şekilde belirlenmiş bulunmaktadır. Bu hükmün konuluş nedeni, ekonomik yönden güçlü bulunan sigorta şirketlerine karşı kişileri korumaktır. Bu maddedeki yetki kuralı kamu düzenine ilişkin olup, ancak kesin olmayan nitelikte yetki kurallarındandır.
Somut olayda, dava rizikonun (kazanın) meydana geldiği yer olan Çardak Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılmış olup, davacı taraf seçimlik hakkını doğru kullanmıştır. Bu itibarla, davalı vekilinin sadece HUMK.nun 9.maddesine dayalı yetki itirazı isabetli değildir.
Bu durumda, mahkemece, yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi, taraf delileri toplanarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yasa ve sözleşme hükümleriyle getirilen alternatif yetki kuralları ve bunların özelliği gözden kaçırılarak yazılı gerekçelerle yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı …’a geri verilmesine 25.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.