Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12464 E. 2012/5102 K. 24.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12464
KARAR NO : 2012/5102
KARAR TARİHİ : 24.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu Hasan aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını oğlu Turgay’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ve davalı … davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazların satışının baba-oğul arasında gerçekleştiği ve iptal şartlarının oluştuğu ancak yapılandırma sözleşmesinin ihlali halinde infaz edilmek kaydı ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 sayılı Kanu’nun 24 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
HUMK.nın 388. ve 389. maddeleri uyarınca taraflara yüklenen sorumlulukları açıkça gösteren ve her türlü tereddütten uzak, uyuşmazlığın esasını çözecek biçimde infazı kabil hüküm verilmesi gerekir. Bu yönler gözetilmeden şarta bağlı olarak hüküm tesisi isabetli değildir.
Kabule göre de, 6111 sayılı Kanun’da yapılandırma halinde tasarrufun iptali davalarının konusuz kalacağı öngörülmediği gibi Kanun’a dayalı olarak 14/03/2011 tarihinde çıkarılan 2011/1 nolu iç genelgede de 6111 sayılı Kanuna göre borçlarını ödemek üzere başvuruda bulunan mükelleflerin borç larının, Kanun ile ödeme planına bağlandığından, haklarında bu borçlar nedeniyle cebren tahsil işlemleri yapılmayacağı belirtilmiş olup bu hususların gözardı edilmesi ve davada, tarafların haklılık durumları açıklığa kavuşturulduktan sonra yargılama gideri ve vekalet ücretleri belirlenmesi gerekirken davacı taraf lehine şartlı olarak vekalet ücreti takdir edilmesi ve yargılama giderinin şartlı olarak tahsiline karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.