YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9
KARAR NO : 2012/5007
KARAR TARİHİ : 24.04.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı üç parça taşınmazı 19.7.2007 tarihinde dünürü davalı …’a, Kemal’in aynı taşınmazları 28.8.2007 tarihinde davalı borçlunun eşi …’a, Ayşe’nin aynı taşınmazları 14.4.2008 tarihinde davalı …’a devrettiğini, borçlunun bir parça taşınmazını 19.7.2007 tarihinde oğlu …’a, Mehmet’in aynı taşınmazı 22.4.2008 tarihinde davalı …’a, Halil’in de aynı taşınmazı 30.4.2008 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı borçlu …, dava konusu taşınmazları kredi almaları için eşi Ayşe ve oğlu Mehmet’e devrettiğini, kredi ödenmediği için yeni kredi alması için taşınmazları dünürü davalı …’e devrettiğini, o da kredi alamayınca taşınmazları …’a sattığını beyan etmiştir.
Davalı …, dava konusu taşınmazı borçludan değil, davalı …’den satın aldığını, ayrıca borçludan da alacağı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, dava konusu taşınmazı alacağına mahsuben borçlunun oğlundan aldığını, borçlunun borcunun
davalı … tarafından kendisine ödenmesi nedeniyle taşınmazı geri Fahrettin’e devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, borçlunun adına kayıtlı iki taşınmazı ile iki aracı üzerinde davacının haczi bulunduğundan ve bu mal varlığının değerleri tespit edilemediğinden haciz tutanağının aciz belgesi sayılamayacağı gerekçesiyle davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.Bu tür davalarda, dava değeri takip konusu alacak miktarı ile iptali istenen tasarrufun, tasarruf tarihindeki değeri karşılaştırılarak daha düşük olan değer esas alınarak belirlenir.
Somut olayda dava değeri ;takip miktarındaki asıl alacak olan 1.200,00 TL, iptali istenen tasarrufların değeri olan 162.875,00 TL’den daha düşük olduğundan takip miktarındaki asıl alacak olan 1.200,00 TL’dir.
5236 Sayılı Yasa ile HUMK.da yapılan değişiklik sonucu anılan yasanın 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2011 tarihinden itibaren 1.540,00 TL.ye çıkarılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle verilen karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.