YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2208
KARAR NO : 2012/4965
KARAR TARİHİ : 19.04.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları diğer davalılara sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı … cevap vermemiş, diğer davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece aciz belgesi ibraz edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, bu tür davaları elinde kat’i (İİK.nun 143.md) yada geçici (İİK.nun 105.md) aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re’sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir. Aciz belgesinin dava açılmadan dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından ve hatta hükmün Yargıtay’ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır. Aciz belgesi borçlunun mal varlığının alacaklının alacağını karşılamaya yetmediğini gösteren tek ispat aracıdır.
Borçlu hakkında aciz vesikası alınmamakla birlikte , borçlu kayıp ve adresi saptanamıyor, tebligatlar da ilanen yapılıp, hakkında bir çok takip bulunuyorsa bu takdirde aciz hali gerçekleşmiş sayılır. Somut olayda İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2009/1794 sayılı dosyasında, alacaklı banka tarafından takibe başlanılmış, borçlunun adresinin tesbiti için araştırmalar yapılmış, kendisine 7201 sayılı tebligat yasasının 35. maddesine göre ödeme emri tebliğ edilmiş, dosya arasında bulunan adreslerinden birisinde yapılan haciz işlemi sırasında haczi kabil menkul malının bulunmadığı belirlenmiş, ayrıca borçlu hakkında tapu sicil müdürlüğü, bankalar ve diğer kurumlar nezdinde yapılan araştırmalarda da borçluya ait mal bulunamamıştır.
Bu durumda usulüne uygun biçimde tutulan haciz tutanağının yetersizliği yada geçersizliği olgusu, ayrıca ilgilisince İcra Hakimliği önünde itiraz ve şikayete konu edilmemişken; tasarrufun iptali davasına bakan mahkemece konunun resen ele alınıp tartışılması bu aşamada mümkün değildir. Diğer bir anlatımla içeriği ve yapılan işlemler yönünden merciinde itiraz ve şikayete konu edilmemiş bulunan 20.01.2009 tarihli haciz tutanağı içerdiği “borçlunun menkul malı bulunmadığı” yönündeki açıklama nedeniyle, yasanın açık hükmüne uygun “geçici aciz belgesi” niteliğindedir ve borçlunun aciz hali gerçekleşmiştir.
Mahkemece; dava şartı olan aciz belgesinin varlığı gözetilerek işin esasına girilmeli ve toplanacak delillere göre sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.