Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2043 E. 2012/5224 K. 26.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2043
KARAR NO : 2012/5224
KARAR TARİHİ : 26.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle; Mahkemece HUMK.nun 76. maddesi uyarınca ileri sürülen maddi olgu ve bulgulara uyan yasa maddelerini uygulamak ve hukuki nitelendirmesini yaparak karar verilmesi gerekirken davalı borçlu tarafından yapılan tasarrufların BK.nun 18. maddesi, olmadığı takdirde İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca iptali talep edilerek tek bir maddi vakıa ve nedene dayalı olarak dava açıldığı halde yazılı olduğu üzere ayrı ayrı açılmış davalar gibi görülerek karar verilmesinin doğru bulunmadığı gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm vekalet ücretine yönelik olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Bu tür davalarda amaç alacaklı davacı tarafından alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra borçlu tarafından yapılan tasarrufların iptaline hükmettirmektir. İİK.nun 281/son maddesi hükmüne göre ise “davalılardan herhangi biri davacının alacağını ödediği takdirde, dava reddolunur. Bu halde hakim duruma göre her birini masrafla ilzam veya bu masrafı aralarında takdir ettiği surette taksim eder”. Somut olayda davacı banka vekili mahkemeye vermiş olduğu 09.08.2011 tarihli dilekçe ile banka alacağının haricen tahsil edildiğinden davadan feragat ettiklerini bildirmiş, duruşma sırasında da benzer beyanda bulunmuştur. Mahkeme bu beyanları hakkın özünden feragat olarak kabul ederek davanın reddine ve yargılama giderlerini davacı taraf üzerinde bırakarak davalılar lehine vekalet ücretine hükmetmiştir. Ancak davacı tarafın gerek verdiği dilekçede gerekse duruşmadaki beyanlarında haklarının özünden feragat etmedikleri, sadece alacaklarını tahsil etmeleri nedeniyle dava yolu ile takipten feragat ettikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece tarafların delillerinin toplanması, yasa maddelerinde düzenlenen iptal şartlarının oluşup oluşmadığı hususunun değerlendirilmesi, davanın açılmasına davalı tarafın neden olup olmadığının irdelenmesi ondan sonra İİK.nun 281/son maddesi göz önünde bulundurularak hasıl olacak sonuca göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.