Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/6533 E. 2011/8458 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6533
KARAR NO : 2011/8458
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Ödeme şartını ihlal suçundan sanık …’ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair … İcra Ceza Mahkemesinin 02/11/2010 tarihli ve 2010/374-610 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 06/12/2010 tarihli ve 2010/508 değişik … sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine, Adalet Bakanlığından verilen 01.07.2011 gün ve 2011/8798-37318 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 18/08/2011 gün ve K.Y.B.2011/252392 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi.
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, sanık hakkında … 1. İcra Müdürlüğünün 2009/8863 sayılı dosyası üzerinden yürütülen ilamsız takipte, borçluya çıkarılan ödeme emrinin 27/01/2010 tarihinde tebliğ edildiği, takip kesinleşmeden aynı tarihte alacaklı vekili ve borçlunun icra memuruna müracaat ederek huzurunda borçlunun taahhütte bulunduğu, ancak taahhütte borçlunun kendisine tanınan sürelerden feragat ederek takibin kesinleşmesini beklemeyeceğinden söz edilmediği anlaşılmakla, takip kesinleşmeden yapılan taahhüdün geçerli olamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
“Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza” başlıklı 5358 sayılı Yasanın 11. maddesi ile değişik İİK’nun 340. maddesinin birinci cümlesi; “111. madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını ihlal eden borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.” hükmünü içermektedir.
Madde metninden de anlaşılacağı üzere, ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı cezalandırabilmek için öncelikle ihlalde bulunanın borçlu sıfatını taşıması gerekmektedir. … 1.İcra Müdürlüğünün 2009/8863 Esas sayılı dosyasında borçlu …’a ödeme emrinin 27/01/2010 tarihinde kalemde elden tebliğ edildiği, takip kesinleşmeden aynı tarihte alacaklı vekili ve borçlunun icra memuruna müracaat ederek, huzurunda taahhütte bulunduğu, ancak 27/01/2010 tarihli taahhütte borçlunun ödeme emrinin tebliği ile birlikte henüz takip kesinleşmeden ve aynı gün 2004 sayılı Kanunun 20.maddesindeki sürelerden vazgeçtiğine ilişkin beyanda da bulunmadan, eş anlatımla borçlu sıfatı bulunmadan yaptığı ödeme taahhüdünün hukuken geçersiz olması nedeniyle taahhüdü ihlal suçunun unsurlarının oluşmadığının kabulü zorunludur. Hal böyle olunca itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, … Ağır Ceza Mahkemesinin 06/12/2010 tarihli ve 2010/508 değişik … sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu …’ın ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 05.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.