YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6492
KARAR NO : 2012/5181
KARAR TARİHİ : 25.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların oğlu ve kardeşi…’ın kullanımındaki tescilsiz/plakasız motosikletin neden olduğu kazada ölen üçüncü kişinin mirasçılarına, aracın trafik sigorta poliçesi bulunmadığından … tarafından toplam 34.927.00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini belirterek bu meblağın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile 34.927.00 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, trafik kazasında ölen kişinin mirasçılarına … tarafından ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Anayasanın 141. maddesine göre, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.
1086 sayılı HUMK.’nun 388/3. maddesi (6100 sayılı HMK.’nun 297. maddesi) uyarınca, karar; iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, ihtilaflı konular hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılmasını, ret ve üstün tutma sebeplerini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsamalıdır.
Somut olayda, mahkeme kararı yeterli gerekçeyi içermediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Fethiye 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/837 Esas ve 2010/47 Karar sayılı dava dosyasında, davacılar Mehmet ve …’ın 4721 sayılı TMK.’nun 605. ve devamı maddeleri uyarınca muris …’ın mirasını kayıtsız ve şartsız reddettikleri anlaşıldığından, bu husus kararda tartışılıp değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılar Mehmet ve …’ın, kazaya sebebiyet veren motosiklet sürücüsü …’ın mirasçısı olmalarının yanı sıra motosikletin işleteni sıfatına da dayandığından, bu hususun tartışılıp değerlendirilmemesi de isabetli değildir.
4-1086 Sayılı HUMK.’nun 275. (6100 sayılı HMK.’nun 266. maddesi) ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında kusur oranının ve zararın tespiti de uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır.
O halde mahkemece, uzman bilirkişiden kusur oranı ve ödenmesi gereken gerçek zarar miktarı yönünden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1), (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 25.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.