Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/12281 E. 2012/12746 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12281
KARAR NO : 2012/12746
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi), … İcra Müdürlüğü’nün 2009/4677 sayılı Takip dosyasında yapılan 24.03.2010 günlü haciz tutanağının 7, 8, 9, 10. sırasındaki 4 adet menkulün kendisine ait faturalı eşya olduğunu, haczin yapıldığı evin tapu kaydının da kendisi üzerine bulunduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin borçlunun takibe dayanak genel kredi sözleşmesi imzalanırken sunulan ikametgâh belgesindeki adreste yapıldığını, mahcuzların kime ait olduğu yönündeki beyanların çelişkili olduğunu, borçlunun kardeşlerinin eşyaların anne ve babalarına ait olduğunu söylerken üçüncü kişinin kendisine ait olduğunu iddia ettiğini, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü, öte yandan bu iddiayı kanıtlamaya yönelik kesin ve güçlü delilerin de sunulamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), mahcuzların kardeşi olan üçüncü kişiye ait olduğunu kendisi ile ilgisinin bulunmadığını belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu eşyaların borçlunun elinde iken haczedildiği, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin karinenin aksini kanıtlamaya yönelik delilleri sunamadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından haczedilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz sırasında borçlu hazır değildir. Diğer yandan temyiz incelemesi sırasında dava dosyası içerisine getirtilen belgelere göre haciz adresi ile borçlunun 24.03.2010 tarihi itibarı ile muhtarlıkta kayıtlı ikametgâh adresinin aynı yer olmadığı anlaşılmaktadır. Borçlunun takibe dayanak kredi sözleşmesi imzalanırken beyan ettiği adresinin de haciz adresi ile ilgisi bulunmamaktadır. Ne var ki alacaklı bankanın sunduğu ikametgâh ilmühaberine göre borçlu 03.10.2007 tarihinde haciz adresinde oturuyor görünmektedir.
Borçlunun haciz tarihi itibarı ile haciz adresinde üçüncü kişi ile birlikte ikamet edip etmediği konusundaki tereddüt mahallinde zabıta aracılığı ile ve resmi kayıtlar üzerinden ise ilgili muhtarlık aracılığı ile araştırılmamıştır.
Mahkeme işin esasına yönelik bir karar vermeden önce anılan eksikliği gidermeli, borçlunun hangi tarihe kadar burada oturduğunu tespit etmeli, bundan sonra Dairemiz tarafından dosya içerisine getirtilen belgeleri de dikkate alarak İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin kimin yararına olduğunu tayin etmelidir. Karine üçüncü kişi yararına ise alacaklının sunduğu delillerin, borçlu dolayısıyla alacaklı yararına ise davacının sunduğu faturaların ve diğer delillerin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olup olmadığı üzerinde durmalıdır.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.