YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12144
KARAR NO : 2012/12744
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili,… İcra Müdürlüğü’nün 2010/50 ve …. İcra Müdürlüğü’nün 2010/253 sayılı takip dosyalarında yazılan talimat uyarınca, …İcra Müdürlüğü’nün 2010/366 ve 2010/367 Talimat sayılı dosyalarında yapılan 09.03.2010 günlü hacze konu menkullerin davacı şirkete ait faturalı eşyalar olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “mahcuzların davacı şirket ait olduğunun sunulan fatura ve diğer evraklardan anlaşıldığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Takip borçlusu, davacı şirkette %50 pay ile ortak iken, payının tamamını 21.02.2007’de yakın akrabalarına devrederek şirketten ayrılmış görünmektedir. Takibe dayanak çekler ise 31.11.2009 ve 31.12.2009 tarihlidir.
Genel kural, limited şirketlerde şirket ortağının şahsi borcundan ötürü bile şirket mal varlığına gidilememesidir. Dolayısıyla eski ortağın borcu nedeni ile de davacı şirketin mal varlığına gidilmesi mümkün değildir.
Bununla birlikte davacı şirketin, eski ortağı üzerinden borçlanma yoluna giderek alacaklıdan mal kaçırmak için muvazaalı hareket etmesi ihtimali de bulunmaktadır. Muvazaa olgusunun varlığı ise taraflarca ileri sürülmese de re’sen ele alınıp araştırılması gereken hususlardandır. Bunun tespit edilip değerlendirilebilmesi için de davacı şirketin ticari kayıtlarında yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile icra takibine dayanak çek ile ilgili bir kaydın yer alıp almadığının, takibe konu borcun gerçekte davacı şirketin borcu olup olmadığının saptanması gerekmektedir.
Belirtilen hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
S O N U Ç: yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.