Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2016 E. 2012/4961 K. 19.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2016
KARAR NO : 2012/4961
KARAR TARİHİ : 19.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle; Tasarrufa konu 32133 ada 4 sayılı parsel üzerindeki 4 nolu mesken tapu sicil müdürlüğünde 24.04.2007 tarihinde 30.000.00TL. bedelle … tarafından davalılardan …’a satılmış, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda ise 4 nolu meskenin tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 70.000.00 YTL. olduğunun bildirilmesine, devamlılık arz eden yargısal uygulamalara göre taşınmazın tapudaki satış değeri ile gerçek değeri arasında bir misli ve daha fazla farkın fahiş olarak kabulü gerekmesine, söz konusu maddenin uygulandığı hallerde 3.kişinin iyi niyetli yada borçlunun alacaklısından mal kaçırmak kastıyla hareket ettiği konusunu bilip bilmemesinin önem arzetmemesine, öte yandan 3.kişi olan … taşınmazı gerçek değeri ile satın aldığını ve de tapuda gösterilen satış bedelinden ayrı ödemelerde bulunduğunu yasal ve geçerli delillerle kanıtlayamamasına, her ne kadar davalılardan …’ın eşi tarafından bankadan para çekilmiş ise de bu paranın kime ödendiği hususunun kanıtlanamamasına göre davanın İİK.nun 278/2 maddesi uyarınca kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere reddine karar verilmiş olmasının doğru bulunmadığı gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak tasarrufun iptali davalarında karar harcı ve vekalet ücretinin tasarrufa konu malın gerçek değeri ile takip konusu alacak miktarından hangisi daha az ise o miktar üzerinden hesaplanması gerekir. Somut olayda değeri daha az olan taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değeri üzerinden karar harcı ve vekalet ücretinin hesaplanması gerekirken dava dilekçesinde yazılı dava değeri üzerinden hesaplanması doğru olmadığı gibi hüküm fıkrasında iptal kararı verilen taşınmazın bağımsız bölüm numarasının da yanlış yazılması doğru değil bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden kararın 6100 sayılı HMK.nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmişitir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (1.) bendinin ikinci satırındaki “12 nolu bağımsız bölümde” ibaresinin çıkarılarak yerine “4 nolu bağımsız bölümde” ibaresinin yazılması, (2.) bendindeki “7.857.89 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “4.158.00 TL” ibaresinin yazılması, (3.) bendinin ikinci satırındaki “12.007.27 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “7.470.00 TL” ibaresinin yazılarak hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 19.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.