YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3656
KARAR NO : 2012/5243
KARAR TARİHİ : 25.04.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 13.İcra Müdürlüğü’nün 2008/20470 takip sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, Pazarcık İcra Müdürlüğü’nün 2008/23 sayılı talimat dosyasında yapılan günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirkete ait faturalı mallar olduğunu, haciz adresinin ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı şirket ortağının haciz adresindeki iş yerinin borçluya aitken … Kekil tarafından devralındığını kabul ve beyan ettiğini, alacaklının Noter aracılığı ile gönderdiği ihtarname tebligatının da adı geçen şahıs tarafından alındığını, iş yeri devri ile ilgili İİK’nun 44.maddesindeki gereklerin yerine getirildiğinin iddia ve ispat edilemediğini, BK’nun 179.maddesi gereğince devralının da işletmenin borçlarından sorumlu olması gerektiğini belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlular), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “dava konusu haczin yapıldığı yerde borçluların Ağustos 2008 itibarı ile faaliyetine son verdiği, 29.08.2008’den sonra da üçüncü kişi şirketin faaliyete başladığı, borçlunun yeni adresinin belli olması ve ticareti terk etmemesi karşısında İİK’nun 44.maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediği, davacı ve borçlu şirketler arasında ortaklar itibarı ile akrabalık bağı bulunması nedeni ile haczin yapıldığı, İİK’nun 99.maddesi yerine 96.maddesinin uygulandığı, alacaklı tarafın istihkak iddiasının kendisine bildirilmesinden itibaren 7 gün içinde dava açmayarak istihkak iddiasını kabul etmiş olduğu, alacaklı tarafın haczin yapılmasında kötü niyetli bulunduğu” gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm,davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Davacı şirket, takip borçlusu şirketin eski faaliyet adresinde borç tarihinden sonra kurulmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelerden borçlu … ile davacı şirket ortaklarının kardeş olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yandan 11.8.2010’dan beri üçüncü kişi şirketin ortağı olan …, İİK’nun 8/son maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağı içeriğine göre haciz adresindeki iş yerinin borçlulardan devralındığını kabul ve beyan etmektedir.
Bu koşullarda borçluya ait iş yerinin borcun doğumundan sonra örtülü olarak davacı şirkete devredildiğinin kabulü gerekir.
Diğer yandan devir gerçek kabul edilse bile, bununla ilgili İİK’nun 44.maddesindeki gereklerin yerine getirildiği iddia ve ispat edilemediğine göre, BK’nun 179.maddesi uyarınca devralan şirketin de işletmenin borçlarından 2 yıl süre ile sorumlu olacağının da dikkate alınması gerekir.
Davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile davanın kabulüne yönelik yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 25.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.