Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/8676 E. 2011/9621 K. 21.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8676
KARAR NO : 2011/9621
KARAR TARİHİ : 21.12.2011

MAHKEMESİ : … 5. İCRA MAHKEMESİ

Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan, sanıklar … Çiftçi, ….Çiftçi ve …’ın ayrı ayrı beraetlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Şikayet dilekçesinde sanıklar hakkında İİK’nun 333/a maddesine aykırılık suçundan dolayı şikayette bulunulmuş olup, kararın başlık kısmında suçun doğru gösterilmesine, gerekçe kısmında atılı suça uygun delillerin tartışılmış olmasına karşın, kararda zuhulen borçlunun şirketin iflasını istememesi nedeniyle müşteki vekilinin sanığın İİK’nun 345/a maddesi ile cezalandırılması isteminde bulunduğu şeklinde bir ifadenin yazıldığı ve bu hususun mahkemesince düzeltilebileceği kabul edildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıkların üzerine atılı bulunan ve İİK’nun 333/a maddesinde yaptırıma bağlanan “Ticari İşletmede yöneticinin sorumluluğu” suçunun oluşabilmesi için takibin kesinleştiği tarih itibariyle borçlu şirketin borcu ödeme gücünün olması ve hukuken veya fiilen şirketi yönetim yetkisine sahip olan sanıkların alacaklıyı zarara sokmak kastiyle şirket borcunu kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmalarının zorunlu olduğu, oysaki takibi kesinleştirecek 05.05.2009 tarihli itirazın iptali kararından önce sanıkların yönetim yetkisine sahip oldukları borçlu şirketin 24.11.2008 tarihi itibariyle tasfiye sürecine girdiğinin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 1 Aralık 2008 tarih ve Sayı:7200, 119. sayfasındaki ilandan anlaşıldığı, diğer yandan İİK’nun 351. maddesindeki, şikayetçinin dilekçe ve beyanında gösterdiği delillerle bağlı olduğuna yönelik düzenleme çerçevesinde müştekinin şikayet dilekçesi ve temyiz dilekçesi incelendiğinde, borçlu şirketin borca batık olduğuna ilişkin beyan karşısında, borçlu şirketin ödeme gücüne sahip olmadığının ve sanıklara isnat olunan suçun yasal unsurlarının oluşmadığının kabulünün gerekmesi nedeniyle müşteki vekilinin temyiz itrazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan kararın isteme aykırı olarak ONANMASINA, 21.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.