Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/8020 E. 2012/11783 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8020
KARAR NO : 2012/11783
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak hukukuna ilişkin davada …..Sulh Hukuk ve ….Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava; davacı tarafından yapılan, davalının aracının onarım bedelinin tahsiline ilişkindir.
….Sulh Hukuk Mahkemesince, hasarlı araç onarımın bedelinin ödenmemesinden kaynaklanan uyuşmazlığın 4077 Sayılı Kanun kapsamına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
…Tüketici Mahkemesi ise, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 3/d maddesinde hizmet, bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet olarak, 3/e maddesinde de, tüketici, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanmıştır.
Borçlar Yasasının 355. maddesinde ise, istisna akdi bir tarafın iş sahibi, diğer tarafın yüklenici konumunda olduğu ve bedel karşılığında bir şeyin imalinin yapılmasının sağlandığı sözleşme olarak tanımlanmıştır.
Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret, bağımlılık ve devamlılık, eser sözleşmesinde ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusu olmaktadır.
Davacının, davalıya ait hasarlı aracın onarım işini yaptığı ve yapılan iş sonunda davalının ücretini ödemediği iddiasıyla alacağın tahsilinin istendiği somut olayda, hizmetten ziyade eser sözleşmesinin mevcut olduğu ve eser sözleşmesinin de genel hükümler ve Borçlar Yasasının 355. maddesinde düzenlendiği anlaşıldığından, 4077 Sayılı Kanunun 3/d maddesinde düzenlenen hizmet kavramı kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın genel mahkemelerde görülerek çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 16.Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 1.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.