Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1811 E. 2012/5406 K. 30.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1811
KARAR NO : 2012/5406
KARAR TARİHİ : 30.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkiline ait aracın yol kenarında park halinde olduğu esnada, davalı …’nin sürücüsü olduğu aracın kontrolden çıkarak müvekkiline ait araca çarptığını, daha sonrada davalı …’ın sürücüsü, davalı şirketin maliki olduğu çekicinin yoldaki buzlanma nedeniyle yoldan çıkarak yine müvekkilinin aracına çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, araçtaki hasarın 1.200 TL’lik kısmının sigorta şirketince karşılanmadığını, ayrıca müvekkiline ait aracın servis işi yapması nedeniyle müvekkilinin 5.400 TL kazanç kaybının oluştuğunu belirterek toplam 6.600 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, kazanın yoldaki gizli buzlanma nedeniyle meydana geldiğini, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, kaldı ki davacıya ait aracın hatalı park edilmiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … ve.. … Nakl. Tic. A.Ş., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile kazanç kaybı olarak 1.620 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal
faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının araç hasarına ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, kusur oranlarının belirlenmesi için keşif yapılarak alınan 07/12/2007 tarihli bilirkişi raporunda, davalı sürücü … ve davalı sürücü …’ın %85 oranında kusurlu, yola uyarıcı şekilde hız, buzlanma, keskin viraj levhalarını yerleştirmeyen yol yapım firmasının %15 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 02/09/2008 tarihli raporunda, yoldaki buzlanmanın kazaya etkisinin %85 oranında olduğu, yola uyarıcı şekilde hız, buzlanma, keskin viraj levhalarını yerleştirmeyen yol yapım firmasının %15 kusurlu, sürücülerin ise kusursuz olduğu bildirilmiştir. Davacının rapora itirazı üzerine İTÜ’den alınan 15/12/2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise, yolun bakım ve onarımını yapan firmanın %70 kusurlu, sürücüler … ve …’nin ayrı ayrı %15’er kusurlu oldukları belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, raporlar arasındaki açık çelişkiler dikkate alınarak Karayolları Genel Müdürlüğü’nden raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi yönünden rapor alınması ve davacıya ait araçtaki hasarın oluşmasında, araçlardaki çarpma noktalarına göre davalıların sorumluluklarının ayrı ayrı belirlenerek gerçek zarar üzerinden oran kurulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile aracın onarımının ekonomik olmadığı tespit edildiğine göre aynı model ve özelliklere sahip bir aracın alınabilmesi için geçecek makul süre belirlenerek, bu süre için davacı yararına araç mahrumiyeti bedeline hükmedilmesi gerekirken davacının bildirdiği gün esas alınarak araç mahrumiyet bedelinin belirlenmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’ye geri verilmesine 30.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.