Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/13756 E. 2012/12880 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13756
KARAR NO : 2012/12880
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, ….İcra Müdürlüğü’nün 2011/6856 talimat takip dosyasından 30.9.2011 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, mahcuz motorsikletlerin konsinye olarak bayii sözleşmesi ile dava dışı … Motorlu Araçlar Ltd. Şti.ne teslim edildiğini ileri sürerek haczin kaldırılamsını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu şirket ile dava dışı … Motorlu Araçlar Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunduğunu, konsinye satış sözleşmesinin hacizden araçlara ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece haczin borçlunun yokluğunda yapıldığı, davacı 3.kişiye borçlunun davaya dahil edilmesi için süre verildiği ve borçlunun davaya dahil edilmediği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK’nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
İstihkak davasında borçlunun davalı gösterilmesi için 3. kişinin ileri sürdüğü istihkak iddiasını kabul etmemiş olması gerekir.
Borçlu, haczedilen malın 3. kişiye ait olduğunu bildirmiş, veya 3. kişinin istihkak iddiasının kendisine bildirilmesine rağmen verilen 3 günlük sürede itiraz etmemiş
ise istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağından borçlunun açılacak istihkak davasında davalı olarak gösterilmesi gerekmez, dava sadece alacaklı hasım gösterilmek suretiyle açılır. Somut olayda, yokluğunda yapılan 30.09.2011 günlü haciz işlemine ait tutanağın 15.12.2011 tarihinde 103 nolu davet kağıdı ile birlikte borçluya tebliğ edildiği, borçlunun da 21.12.2012 tarihli dilekçe ile haczedilen malların borçlu şirkete ait olmadığını beyan ettiği, istihkak iddiasına itiraz etmediği anlaşılmaktadır. O halde artık davada borçlunun hasım gösterilmesi gerektiğinden söz edilemez. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir kanun verilmesi gerekirken usulsüz olarak davacıya verilen önelin yerine getirilmediğinden bahisle davanın husumetten reddedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.