YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3214
KARAR NO : 2012/13546
KARAR TARİHİ : 04.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekilincede duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 4.12.2012 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av…geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkilinin kendisine ait ve davalı nezdinde kasko sigortalı aracı ile yaptığı tek taraflı kaza neticesinde aracın ağır şekilde hasarlandığını ve pert olduğunu, Mahkeme kanalıyla yaptırılan hasar tespiti neticesinde gerçek zararının 19.500,00 TL olduğunun tespit edildiğini, kaza sonrasında davalı … şirketine hasar ihbarı yapıldığını, davalı tarafça hasar tazminatı talebinin kaza sırasında sürücünün tespit edilememesi gerekçe gösterilerek reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 19.500,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; Sürücünün kaza sonrasında olay yerini terkettiğini, bu nedenle alkollü olup olmadığının tespit edilemediğini, kaza sırasındaki sürücünün alkollü ya da ehliyetsiz olması nedeniyle sigortalının kaza yerine gelerek kendisini sürücü olarak tanıttığını öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, güven ilişkisine dayalı sigorta sözleşmesine aykırı olarak davacı sigortalının davalı sigortacıyı yanıltmaya yönelik eylemlerde bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön
bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı aracın hasarlanması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine ve yargılama giderlerinin de davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmişse de, dosya kapsamından davalı tarafça 550,00 TL ve 150,00 TL bilirkişi ücreti ve 129,20 TL keşif harcı olmak üzere toplam 829,20 TL yargılama gideri yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça yapılan yargılama gideri yönünden karar verilmemesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK.’nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, hükmün 3. bendinden sonra gelmek üzere “Davalının yapmış olduğu bilirkişi ücreti 700,00 TL, keşif harcı 129,20 TL olmak üzere toplam 829,20 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 900.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere 04.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.