YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7723
KARAR NO : 2012/6659
KARAR TARİHİ : 23.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasadan kaynaklanan itirazın kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dışı borçlunun vergi borcundan ötürü kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen …nin süresi içerisinde itiraz ettiğini bildirerek yapılan itirazın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …Ş. vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava dışı vergi borçlusu şirketin davalı … Burhaniye şubesinde 5.863,41.-TL bakiyeli hesabı bulunduğu, borçlunun davalı banka ile akdetmiş olduğu genel kredi ve teminat sözleşmesi gereğince banka nezdindeki bütün hesaplarını davalı bankaya rehin etmeyi kabul ettiği, sözkonusu hesap üzerinde davalı bankanın rehin hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı Yasanın “üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi” başlıklı 79. maddesi uyarınca davalıya tebliğ edilen haciz bildirisine süresi içerisinde itiraz üzerine 79/VI. fıkrası gereğince itirazın yerinde olmadığının ispatına ilişkindir.
Mahkemece dava dışı vergi borçlusunun davalı banka ile akdetmiş olduğu genel kredi ve teminat sözleşmesi gereğince banka nezdindeki bütün hesaplarını davalı bankaya rehin etmeyi kabul ettiği, sözkonusu hesap üzerinde davalı bankanın rehin hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar
verilmiş ise de yapılan inceleme ve toplanan deliller varılan sonuç için yeterli değildir.
Bilindiği gibi 6183 sayılı Yasa gerince borçlunun üçüncü şahıslardaki menkul malları, alacak ve haklarının haczi 79. maddesinde düzenlenmiştir. Hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır (6183 SY. m.79/I). Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs ise, tahdidi olarak sayılmamış olan borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, durumu haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır (6183 SY. m. 79/III).
Somut olayda davacı kurum tarafından dava dışı vergi borçlusunun davalı bankadaki hak ve alacaklarının haczi için 6183 sayılı Yasanın 79. maddesi gereğince tebliğ edilen haciz bildirisine davalı banka tarafından dava dışı vergi borçlusunun mevduatı üzerinde borçludan olan kredi alacağı nedeni ile kendileri adına rehinli olduğu belirtilerek itiraz edilmiştir. Davacı kurum haciz bildiriminin tebliği tarihinde muaccel hale gelmiş bir rehin alacağı bulunmadığını ileri sürmesine karşın davalı banka vergi borçlusu ile arasında genel kredi ve teminat sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca vergi borçlusu lehine teminat mektubu kredisi kullandırıldığı ve borcun muaccel hale geldiği ileri sürülmüştür. Dosya kapsamında yer alan sözleşme örneklerinden davalı banka ile dava dışı vergi borçlusu arasında genel kredi ve teminat mektubu sözleşmesi ile menkul kıymetler ve mevduat rehin sözleşmesi akdedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacı banka tarafından ileri sürelen dava dışı vergi borçlusunun genel kredi sözleşmesinden ve teminat mektubundan kaynaklanan borçlarının muaccel hale gelip gelmediği hususunda banka kayıtları üzerinde bir inceleme yapılmadığı gibi, bankacılık işlemlerinin incelenmesi konusunda uzman bilirkişinin değerlendirmesini gerektirdiği halde bu konuda denetime elverişli, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi görüşüne de başvurulmuş değildir. Bu nedenle yapılan
inceleme hüküm tesisine yeterli olmadığından mahkemece, konusunda uzman bankacı bilirkişiden davacı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak haciz bildirimi tebliği tarihinde vergi borçlusu ile davalı banka arasındaki genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşme uyarınca verilen teminat mektubundan doğan muaccel hale gelmiş bir alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile belirlenecek sonuca göre davanın esası hakkında karar verilmelidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.