YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8563
KARAR NO : 2012/9324
KARAR TARİHİ : 13.09.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma talebi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın, davalı Kurum tarafından yol üzerine konulmuş demir çubuğun üzerinden geçmesi sonucu hasarlandığını, kazanın oluşumunda davalı Kurumun kusurlu olduğunu, sigortalı aracın hasar bedeli 1.119 TL’nin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, ödenen bedelin TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuan tahsili için davalıya yönelik başlatılan icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ettiğini bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza yerinde yapılan çalışmanın yüklenici firmalar tarafından yapıldığını, bu nedenle müvekkili Kurumun hasardan sorumlu olmadığını, ayrıca talep edilen bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine itirazlarının kısmen iptaline, takibin 839,25 TL asıl alacak ve 60,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 899,47 TL üzerinden ve takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, asıl alacak üzerinden %40 olarak hesaplanan 335,70 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine miktar itibariyle kesin olmak
üzere karar verilmiş; davalı vekilinin kanun yararına bozma istemli dilekçesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/02/2012 gün ve 2011/399054 sayılı yazısı ile hükmün, HUMK.’nun 427/6. maddesi uyarınca “kanun yararına bozulması” için temyiz talebinde bulunulmuştur.
Dava, TTK’nun 1301. maddesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalının sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK.’nun 427/6. maddesine (6100 sayılı HMK’nun 363. maddesi) dayalı kanun yararına bozma talebinin kabulü ile hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA, gereğinin yapılması için kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine 13/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.