Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/10261 E. 2012/10115 K. 26.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10261
KARAR NO : 2012/10115
KARAR TARİHİ : 26.09.2012

MAHKEMESİ : … Asliye 9. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araç ile davacı … idaresindeki aracın çarpışması sonucu … ve…’nın yaralandığını belirterek, … için 100,00.-TL maddi 20.000,00.-TL manevi, … için 10,00.-TL maddi 10.000,00.-TL manevi, … için 5.000,00.-TL manevi, … için 5.000,00.-TL manevi tazminatın (davalı … şirketinden yalnızca maddi tazminat) olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … A.Ş. vekili ve … ve … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; … 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/855 esas, 2011/355 karar sayılı dosyasından yapılan kovuşturma sırasında alınan bilirkişi raporları hükme esas alınarak davalı sürücü …’ın kazada kusurunun bulunmaması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan çalışma gücünün yitirilmesi nedeni ile tazminat istemine ilişkindir.
Tazminat davalarında delillerin değerlendirilmesi hâkime aittir. BK.’nın 53. maddesine (6098 sayılı TBK. md. 74) ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hâkimi, kusurun varlığına karar verebilmek için ceza hukukunun mes’uliyete dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, kusurun taktiri ve zararın miktarını tayin gibi hususlarda da ceza mahkemesinin belirlediği kusur oranı ve delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleri ile bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, kusur oranının belirlenmesi yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, kusur yönünden, davalı sürücüsü …’in sanık olarak yargılandığı … Asliye 3. Ceza Mahkemesi’nin ilâmında esas alınan Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilerek, kusursuz olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki, Ceza Mahkemesi ilâmı, hüküm verildiği tarihte kesinleşmemiştir. Kesinleşmeyen ceza mahkemesi kararına dayanak yapılan Adli Tıp Kurumu raporuna göre karar verilmez.
O halde mahkemece, ceza dosyası da incelenerek, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur raporu alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 26.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.